DOLAR 16,6576 0.1%
EURO 17,5050 0.46%
ALTIN 974,340,15
BITCOIN 335161-1,17%
Bingöl
21°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Bingöl’de Şehir Ve Mülteci Paneli Düzenlendi
7 okunma

Bingöl’de Şehir Ve Mülteci Paneli Düzenlendi

3 Aralık 2017 23:55
Bingöl’de Şehir Ve Mülteci Paneli Düzenlendi
0

BEĞENDİM

Şehir ve Mülteci Paneli’nde Konuşan AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı ve Siirt Milletvekili Yasin Aktay;” Türkiye 3,5 milyon civarında mülteci olduğunu ifade ederek, ‘İltica bir yerde zoraki insana empoze edilen insanın maruz kaldığı bir hareketliliktir.” dedi.

Bulunduğunuz yerden kovuluyorsunuz. Kovulmaktan da ziyade tehdit ediliyorsunuz o tehditten kaçmak için canınızı kurtarmak için bir yere sığınıyorsunuz. Şuan da Türkiye’de bu durumdan dolayı bulunan 3,5 milyona yakın insan var. Sadece Suriye değil Irak, Mısır, Yemen, Libya’dan insanlar var. Avrupa kapısına dayandığı zaman 100 bin tane mülteci, Avrupa’nın bütün ayarları şaştı, bozuldu. Hepsi birden alarm çalmaya başladı. Avrupa Birliğinin bütün standartları hepsi yerle bir olacak diye konuşulmaya başlandı. Avrupa Birliği ne kadar kırılganmış onu görmüş olduk. 100 bin mülteci ile imtihan edildi ve o mülteciler karşısında kırılgan oldular’ şeklinde konuştu.

Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak’ın moderatör olarak yönettiği panele panelist olarak Vali Ali Mantı’nın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Başdanışmanı ve Siirt Milletvekili Prof. Dr. Yasin Aktay ve Belediye Başkanı Yücel Barakazi katıldı.

Panelde Vali Mantı şunları söyledi: ”Şehir birliktelik, kültür ve dayanışma demektir. İnsanlar niçin şehirleri tercih ederler. Güvenlik, coğrafi ya da kader manasında göç ederler. Önemli olan gittiğimiz yerleri ihya edebilmek, katıldığımız yere bir mana bir değer katabilmek. Maalesef şehirleşme olunca, çevreden merkeze doğru bir yoksulluk ve yoksunlukla beraber bir geliş var. Bu gelişlerimizde bazen şehirlere bir şey katmıyoruz. Hatta şehrin bazı değerlerinden bir şeyler götürüyoruz. Öyle şehirler var ki, insanlara gülen şehirler var, tahrik edici şehirler var, sana bir şey vermeyen otoriter ve totaliter şehirler var.

Totaliter şehirler, rantçılığın ve usulsüzlüğün had safhada olduğu; yerin yetmediği göğün dahi tüketildiği şehirlerdir. Son yıllarda karşılaştığımız çok katlı yapılar için şehirleşme denemez. Çünkü şehirleşme medenileşmedir. Taşların üst üste konması ile estetikten uzak yapılaşma ile şehirleşme olmaz.

İnsanın en büyük dert ortağı topraktır. Toprağa basabilmek en büyük nimettir. Ancak günümüz insanı topraktan kaçarak betonlara sığınıp şehirlileştiğini zannediyor. Bu apaçık bir aldanmadır. Şehirleşme paylaşma ve birbirine değer katma sanatıdır. Değerin olmadığı yere ne ilim girer, ne amel girer ne de Allah oraya rağbet eder. Önemli olan gittiğimiz yere katma değer katabilmektir.

Şehirli olmanın en önemli özelliklerinde bir tanesi birlik ve beraberliğimizi sürdürebilmektir. Daha iyi şehirler için mazi ile hal’i birleştirip istikbale yürümeliyiz. Biz bugün dünya çapında şehirci ve mimar yetiştiremiyor isek ve sadece inşaatçı yetiştiriyor isek burada bir sıkıntı var demektir. Hep birlikte buna kafa yormamız lazım.

DEVLETİMİZİN DE, MİLLETİMİZİN DE GURUR DUYULACAK BİR GEÇMİŞİ VAR 

Düzensiz şehirler aynı zamanda güvenlik probleminin olduğu şehirlerdir. Önemli olan öz güvenimizi, şahsiyetimizi ve kişiliğimizi koruyarak kendi şehirlerimizi oluşturmalıyız. Devletimizin de, milletimizin de gurur duyulacak bir geçmişi var. İsraf kültürüne karşı bilinçli olmalıyız. Tarihimizi, kültürümüzü, maddi ve manevi değerlerimizi tüketim köleliği, gösteriş ve riya hastalığı ile buharlaştır mamalıyız. Bu husus toplumun başındaki ciddi belalardan biridir. Gölgelerle değerlendirilen bir toplumda gönüllerin fazla değeri yoktur. Ama asıl olan gönüller ve birikimler ile değerlendirilmektir’ dedi.

İlk göç yaşayanların Hz. Âdem ve Hz. Havva olduğunu belirten ikinci panelist Belediye Başkanı Yücel Barakazi, ‘İlk insan Hz. Âdem ve Hz. Havva ilk mültecilerdir. Onlar cennette yaşıyorlarken işledikleri bir hata dolayısıyla dünyaya atıldılar. Onların geldikleri bu yeni ortam, yabancı oldukları koşulların sınırlı olduğu özellikle de bu yaşam koşulları nedeniyle sorun yaşadıkları bir ortam. Henüz hiçbir rakipleri yokken henüz paylaşım sorunları yokken bile ilk mülteci olan anne ve babamız ilk sorunlarını yaşadılar. Çünkü geldikleri yer, onlara yabancı bir yerdi. Çünkü hiç alışkın olmadıkları doğal koşulların hâkim olduğu bir yerdi’ dedi.

 

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.