Çağlayan, ‘Dezavantajlılar’ Programı Hakkında Açıklamalarda Bulundu « Bingöl Güncel.tv

28 Ocak 2021 - 12:53
ataköy escort avcılar escort Sohbet Hatları beylikdüzü escort ucuz sohbet hattı ucuz sohbet hattı seks hikaye

Çağlayan, ‘Dezavantajlılar’ Programı Hakkında Açıklamalarda Bulundu

Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı tarafından ‘dezavantajlılar’ programı kapsamında Sosyolog Nurullah çağlayan, Radyo Azelya’da Savaş Erdoğan’ın konuğu oldu. Çağlayan, proje hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Çağlayan, ‘Dezavantajlılar’ Programı Hakkında Açıklamalarda Bulundu
Son Güncelleme :

12 Mayıs 2017 - 8:25

Bu Haber 15 Kez Okundu

Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı tarafından ‘dezavantajlılar’ programı kapsamında Sosyolog Nurullah çağlayan, Radyo Azelya’da Savaş Erdoğan’ın konuğu oldu. Çağlayan, proje hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Radyo Azelya’da Gazeteci Savaş Erdoğan’ın konuğu olan Sosyolog Nurullah Çağlayan, dezavantajlı gruplar ve yasal hakları hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Dezavantajlı grupları açıklayan Çağlayan, “Özel olarak korunması gereken gruplar; toplumda yetersiz yaşam koşulları içinde yaşayan; demografik değişkenlere bağlı olarak, farklı nicelik ve nitelik gösteren; fizyolojik, psikolojik, sosyal, sağlık, ekonomik, siyasal ve kültürel açılardan çağdaş yaşam kurullarına ulaşmak için devletin sorumluluğunda ve organizasyonunda, toplumsal güvenlik içinde, toplumsal koruma ve hizmete gereksinim duyan sosyal gruplardır” dedi.

Çağlayan, programda şu bilgileri verdi:

“Dezavantajlı GruplarEngelliler, Korunmaya Muhtaç Çocuklar, Şiddet Mağduru Kadınlar, Eski Hükümlüler, Yetim ve Dul Olanlar, Yaşlılar, Göçmenler, Yoksullar ve Yoksulluk RiskiAltında Bulunanlardan oluşmaktadır.

Engelliler, Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi “engelli” olarak tanımlanmaktadır.Türkiye nüfusunun yüzde 6,6’sını engelliler oluşturuyor. Bunun yüzde 42,8’i erkek, yüzde 57,2’si kadınlardan oluşmaktadır.Okuma yazma bilmeyen engellilerin oranı yüzde 23,3’tür. Bu oran erkeklerde yüzde 10,9. Kadınlardaysa yüzde 32,4. Yükseköğretim mezunu olanların oranı erkeklerde yüzde 4. Kadınlarda ise yüzde 1,5’tir.Engellilerin yarıya yakını sosyal yardım almaktadır. Engelli aylığı alanların oranı yüzde 27’dir. Devlet kurumlarından ayni ya da nakdi yardım alanların oranı da yaklaşık yüzde 20’dir.Dünya nüfusunun yaklaşık % 10’u engelli bireylerden oluşmaktadır.

Korunmaya muhtaç çocuklar, Korunmaya muhtaç çocuk;  beden, ruh ve ahlak gelişimleri veya şahsi güvenlikleri tehlikede olan; ana veya babasız, ana veya babası veya her ikisi de belli olmayan, ana veya babası veya her ikisi tarafından terk edilen, ana veya babası tarafından ihmal edilip, fuhuş, dilencilik, alkollü içkiler veya uyuşturucu maddeler kullanma gibi her türlü sosyal tehlikelere ve kötü alışkanlıklara karşı savunmasız bırakılan ve başıboşluğa sürüklenen çocuğu ifade etmektedir.

Korunmaya Muhtaç Çocukların Bulunması, İncelenmesi Ve Duyurulmasından Kimler Sorumludur?Korunmaya muhtaç çocukların duyurulmasından mahalli mülki amirler, sağlık kurum ve kuruluşları, köy muhtarları, genel kolluk kuvvetleri, belediye zabıta memurları ve çocukların ebeveynleri sorumludur. Çocukların bulunması ve incelenmesi ise Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün görevidir.

Korunma Kararının Süresi Ne Kadardır?Korunma kararı genel olarak çocuk reşit olana kadar devam eder. Ancak bu karar, korunma kararına neden olan şartların ortadan kalkması halinde kurum yetkililerinin önerisi üzerine ilgili mahkemece çocuk reşit olmadan önce kaldırılabileceği gibi, reşit olduktan sonra da çocuğun rızası alınmak şartıyla devamı hususunda karar verilebilir. Reşit olduktan sonra korunma kararının devam ettiği haller;

18 yaşını tamamlamış olan korunmaya muhtaç çocuklardan;Orta öğretime devam edenlerin 20 yaşına kadar,Yüksek öğrenime devam edenlerin 25 yaşına kadar,Öğrenime devam etmeyen 18 yaşını doldurmuş çocukların bir iş veya meslek sahibi edilerek kendi kendilerine yeterli olabilmelerinin sağlanması amacıyla 20 yaşına kadar,Bedensel, zihinsel ve ruhsal engelleri nedeniyle sürekli bakıma muhtaç durumda bulunan ve çalışmaktan aciz olan çocukların korunma kararları uzatılabilir.Bunlardan korunma kararı kalkmış, ancak tek başına yaşamını sürdüremeyecek durumda bulunan kız çocukları, kurumca himaye olunur. Bu çocukların emek karşılığı iaşe ve harçlıkları kurumca karşılanmak kaydıyla kurum hizmetlerinde çalışmaları da sağlanabilir.

Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti (SED) Nedir?Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti (SED), temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ailelere, çocukların ailelerden ayrılmadan yanlarında bakımına imkan sağlanması amacıyla yapılan ekonomik destek ile bu ailelere verilen psiko-sosyal desteğe Sosyal ve Ekonomik Destek denir.

Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın Türk ailelerine sağladığı bu destek, 2016 yılı Haziran ayından itibaren geçici koruma kapsamında kimliği olan göçmenlere de sunulmaya başlanmıştır.

Kimler SED Yardımından Yararlanabilir?Ailede yaşayan çocukların eğitim, sağlık, barınma ve ekonomik şartları incelenerek, ihtiyaç duyulan alanda tedbir uygulanmaktadır. SED yardımından faydalanacak aileler meslek elamanı tarafından incelenip Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı komisyonuna sunulur. Komisyonun uygun karar vermesi sonucu aileye SED yardımı bağlanır.

SED Yardımı Ne Kadar Süreyle Alınabiliyor?SED yardımı alan kişi en kısa 1 yıl süreli destek almaktadır. Desteğin devamlılığına 3 ayda bir yapılan denetimler sırasında karar verilmekte ve komisyon onayına sunulmaktadır.Buna göre 2017 yılında okuyan çocuğa devlet desteği şu şekilde olacak;Okul öncesi eğitim gören çocuk için 456,28 TLİlköğretimde okuyan bir çocuk için 684,41 TLOrtaöğretimde okuyan bir çocuk için 730,04 TLÜniversitede okuyan bir genç için 821,30 TL ödeme yapılmaktadır.

Şiddet mağduru kadınlar, Şiddet: Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır.Kadına yönelik şiddet; Kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan haklarını ihlaline yol açan ve şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranıştır.Gerek Dünyada gerekse Türkiye de kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalar her geçen gün artmaktadır. Şiddet Toplumsal bir sorundur. Bu sorun kadının ve toplumun gelişmesinin önünde ciddi bir engeldir. Her gelir ve eğitim düzeyinden, her yaşta, bekar, evli, boşanmış kadınlar şiddet görmektedir. Kadına karşı şiddet konusundaki araştırmalar 1990 yılından sonra artmıştır. Türkiye’de her beş kadından 2’si fiziksel şiddet görmektedir .Her 4 kadından 1’i fiziksel şiddet nedeniyle yaralanmaktadır.

Kadına ve aile bireylerine yönelik şiddet nedir?Çocuk, eş, eski eş, yakın akrabalar gibi aile bireyleri arasında gerçekleşen; bireyin, fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal veya özel alanda meydana gelen, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır.Şiddete maruz kalındığında ya da risk altındayken başvurulabilecek kurum ve kuruluşlar:Valilik- KaymakamlıkPolis MerkeziJandarma KarakoluAdli Makamlar (Cumhuriyet Başsavcılığı ve Aile Mahkemeleri)Aile ve Sosyal Politikalar İl MüdürlükleriŞiddet Önleme ve İzleme MerkezleriSağlık KuruluşlarıAcil telefon hatlarıALO 155 Polis İmdat,ALO 156 Jandarma İmdatALO 183 Aile, Kadın, Çocuk ve Engelli Sosyal Hizmet Danışma Hattı (7 Gün 24 Saat Ücretsiz Hizmet Verir).”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.