“Din ve Felsefe Arasında Derin Bir Uyuşmazlık Yok” « Bingöl Güncel.tv

27 Kasım 2020 - 05:08

“Din ve Felsefe Arasında Derin Bir Uyuşmazlık Yok”

Bingöl Üniversitesi’nin kuruluşunun 10. Yıl Dönümü etkinlikleri kapsamında “Düşünce Geleneğimizde Din ve Felsefe” adlı konferansa katılan Prof. Dr. Mahmut Kaya, dini ve felsefeyi bilenlerin bu iki olgu arasında derin bir uyuşmazlığın olmadığını göreceklerini söyledi.

“Din ve Felsefe Arasında Derin Bir Uyuşmazlık Yok”
Son Güncelleme :

28 Nisan 2017 - 8:41

Bingöl Üniversitesi’nin kuruluşunun 10. Yıl Dönümü etkinlikleri kapsamında “Düşünce Geleneğimizde Din ve Felsefe” adlı konferansa katılan Prof. Dr. Mahmut Kaya, dini ve felsefeyi bilenlerin bu iki olgu arasında derin bir uyuşmazlığın olmadığını göreceklerini söyledi.

Bingöl Üniversitesi kongre merkezinde 26 Nisan Çarşamba günü gerçekleşen konferansta konuşan Prof. Dr. Kaya, din ve felsefe arasında tarihsel süreç içerisinde bir uyumsuzluğun tartışageldiğini, ancak konuyu iyi bilenlerin derin uyuşmazlığın olmadığını göreceklerini ifade etti.

“İNSANOĞLUNUN ULAŞABİLECEĞİ EN YÜCE KAVRAM, “ALLAH” KAVRAMIDIR”

Felsefe ile dinin alanının aynı olduğuna dikkat çeken Kaya, “ikisi de varlık konusunda çalışıyorlar. Gazali’ye göre ilahi vahiy dıştan gelen akıldır, akıl ise içten gelen bir vahiydir. İbn-i Rüşd’e göre de akıl vahiy –akıl ve din süt kardeştir. Din, hakikatin temsili bana ait diyor, felsefe de varlık konusunda hakikat bana aittir diyor” şeklinde konuştu. Kaya, insanoğlunun ulaşabileceği en yüce kavramın da “Allah” olduğunu da sözlerine ekledi.

“AKLIN METAFİZİK ALANDA SÖYLEYEBİLECEĞİ BİR ŞEY YOK”

Aklımızla her şeye hükmetmeye çalıştığımızı ifade eden Prof. Dr. Kaya, “ancak aklın metafizik alanda söyleyebileceği bir şey yok, sonrasında söz hakkı dinindir. Dolayısıyla hakikati temsil yetisi dine aittir. Din dogmalara dayanır, felsefe ise eleştiriye dayanır. Dindeki dogmalar, aklın yorumlamasına dayanır, felsefede ön kabuller vardır” dedi. İslam’ın bütün insanlığın manevi mirasına sahip olduğunu dile getiren Kaya, “İslam’ın evrenselliği de buradadır. Din, dindir. Felsefe, felsefedir. Hiçbir filozof, kendi düşüncesinin mutlak doğru olduğunu savunmaz. Din duygusu doğuştandır, hiçbir filozof bunu görmemezlikten gelemez” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“İSLAM DÜNYASI, DIŞ TEHLİKE VE İÇ TEHLİKE İLE KARŞI KARŞIYA KALDI”

11. yüzyıldan 12. yüzyıla geçerken İslam dünyasının, özellikle haçlı seferleriyle dış tehditlere maruz kaldığını, Mısır’da kurulan Fatımiler’in de Şia düşüncesini yaygınlaştırmaya çalışmasıyla iç tehditlere maruz kaldığını dikkat çeken Kaya, “Gazali bu devirde yazdıklarıyla batiniliği yok etti. Bazılarının söylediği üzere Gazali, İslam dünyasında felsefeye son vermedi” dedi. Başkasından emir alıyorsanız, bilim ölmüştür diyen Kaya, “zenginlik, farklılıktandır. Farklılık olmayınca zenginlik olmaz, dolayısıyla bilim kimsenin tekeline girmemelidir” dedi.

“KUR’AN-I KERİM İNSANI BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALIR”  

Kur’an-ı Kerim’in insanın aklına, vicdanına ve gönlüne hitap ettiğine vurgu yapan Kaya, “bütün bunları göz önüne aldığımızda Kur’an insanı bir bütün olarak ele almaktadır. Felsefe haddini bilen bir bilimdir, bilimin ve hayatın önünü açar. Bilim ‘nasıllar’ üzerinde durur, felsefe ise ‘niçinler’ üzerinde durur. Felsefenin kaynağı akıldır, akıl da standart değildir. Dolayısıyla aklın ürünü olan felsefe de standart değildir” şeklinde konuştu.

Konferansa Rektör Vekili Prof. Dr. Hakan Olgun, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Çiftçi, Genel Sekrete Doç. Dr. Abdullah Taşkesen, İl Müftüsü Mecit Can, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kasım Barman ile birlikte çok sayıda akademisyen, öğrenci ve vatandaş katıldı.

Konferans bitiminde Prof. Dr. Mahmut Kaya, Bingöl Üniversitesi’nde gerçekleşen kitap fuarında kitap imzalama etkinliğine katıldı.

reklam