DOLAR 16,7018 -0.03%
EURO 17,5107 -0.22%
ALTIN 969,770,02
BITCOIN 314735-6,50%
Bingöl
25°

AÇIK

03:28

İMSAK'A KALAN SÜRE

“Mavi Marmara davasını unutmadık ve unutturmayacağız”
104 okunma

“Mavi Marmara davasını unutmadık ve unutturmayacağız”

Bingöl İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği (Bingöl İHH) Başkanı ve Gazze Gazisi Muhittin Gili, “Mavi Marmara davasını unutmadık ve unutturmayacağız. Mavi Marmara yoluna devam etmektedir, Kutlu Sefer rotasını hiçbir zaman değiştirmemiştir” dedi.

1 Haziran 2022 08:30
“Mavi Marmara davasını unutmadık ve unutturmayacağız”
0

BEĞENDİM

Mavi Marmara olayının 12’inci yıldönümü dolayısıyla Bingöl İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği (Bingöl İHH)’nde bir araya gelen dernek üyeleri, işgalci terör devleti İsrail’in yaptığı katliam ve soykırım nedeniyle tepkilerini dile getirdiler. Grup adına açıklamayı okuyan Gazze Gazisi ve Bingöl İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Derneği (Bingöl İHH) Başkanı Muhittin Gili, İsrail askerleri tarafından Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yapılan saldırıda 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 56 kişinin de yaralandığını anımsatarak, aradan geçen zamana rağmen Mavi Marmara olayının dünya gündeminden hiç düşmediği söyledi.

‘ETNİK TEMİZLİK’ İLE İŞGAL DEVLETİNİ KURDULAR

Siyonist Terör devletinin ‘Etnik Temizlik’ ile soykırım yaptığını ifade eden Gili, “20. Yüzyılın başlarında Ortadoğu’da ciddi kırılmalar, bu kırılmaların getirdiği büyük değişimler yaşandı. Bölgenin hâkim gücü Osmanlı’nın zayıflamasıyla; uzun yüzyıllardır adalet ve barış çınarı altında yaşayan bu coğrafyada kanla işgal tarihi yazılmaya başlandı. Bu süreçte; önce Hristiyan Siyonizmi, ardından Yahudi Siyonizmi’nin girişimleri sonucunda dünyanın pek çok yerinden Yahudiler bölgeye getirilerek Filistinliler yerinden edilmeye başlandı. Bölgeye gelen Siyonistler, manda rejiminin de çabaları ile silahlı çeteler oluşturarak yerli halkı yerinden etmeye çalışmış, kolonileşme faaliyetleri içine girmiştir. “Etnik Temizlik” diyeceğimiz bu süreçte sistematik bir soykırım yaşanmış, yüzbinlerce Filistinli yerinden edilerek İsrail işgal devletinin kuruluşu ilan edilmiştir” dedi.

İSRAİL KRİZ SARMALI ÜRETİYOR

Filistin topraklarının neredeyse tamamının, apartheid İsrail rejiminin işgaline uğradığını kaydeden Gili, kurulduğu günden itibaren bölgedeki hak ihlallerine devam eden İsrail’in, uluslararası hukuku ayaklar altına alarak bölgede bitmek bilmez bir kriz sarmalı ürettiğini vurguladı.

SİYONİST ÇETELER; TÜRKİYE İÇİNDE BİR GÜVENLİK SORUNUDUR

Krizin, sadece Filistin toprakları ile de sınırlı kalmadığını, dalga dalga tüm dünyayı etkisi altına alan bir virüse dönüştüğünü belirten Gili, “İsrail’in son yıllardaki karnesine baktığımızda, hemen hemen her gün ayrı bir hak ihlali ve yerinden etme ile görülmektedir. Çocuk, yaşlı ve kadınlar üzerinde uyguladığı sert ve acımasız politikalar ile milyonlarca insanın yerinden edilmesi, evleri yıkarak toprakların işgal edilmesi, mabetlere saldırarak din özgürlüğünün elinden alınması bu ihlallerden yalnızca bazılarıdır. Filistinlilerin yaptığı insancıl gösterilere uyguladığı orantısız güç ile binlerce gencin sakat kalmasına ve bir ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkûm olmasına sebep oldu. Son 70 yıldır Ortadoğu’da sadece problemden, kandan ve gözyaşından beslenen Siyonist işgal çeteleri, sadece Filistin için değil; Türkiye içinde bir güvenlik sorunudur” diye konuştu.

YERİNE GETİRİLMEYEN ONLARCA SÖZLER VERİLDİ

Hukuk mücadelesinin 12 yıldır sürdüğünü vurgulayan Gili, “2010 yılında insani yardım taşıyan Mavi Marmara Gemisine, uluslararası sularda yaptıkları hukuksuz saldırı ile 9 vatandaşımız şehit edilmiş, 1 kişi 4 yıl boyunca komada kaldıktan sonra şehit olmuştur. 56 insani yardım gönüllüsü de, ağır bir şekilde yaralanmıştır. Bu saldırı sonrasında yaşanan süreçte tam 12 yıldır süren hukuk mücadelesine başladık. Ailelerimiz ve arkadaşlarımız adına ulusal ve uluslararası mecralarda yaptığımız kişisel başvurulara, gayri hukuki şekilde engel olunmaya çalışıldı. Mülkün temeli olan adalet; Yahudi lobisinin gizli görüşmeleri ile engellenmeye çalışıldı. Bağımsız Türkiye mahkemeleri, taraflı tutumu ile insanların hak ve hukuk arayışlarına engel üstüne engel koydu. Mavi Marmara saldırısından sonra apartheid İsrail güçleri, Türkiye’ye onlarca söz verdi. Gazze’de hala devam eden karadan ve denizden ambargonun kaldırılması, Kudüs’te bulunan Müslüman nüfusun taciz edilmesinin durdurulması, İslam en önemli kutsal mekanlarından biri olan Mescid-i Aksa’daki saldırıların önlenmesi ve Filistinlilere seyahat/ din özgürlüğü tanınması gibi yerine getirilmeyen onlarca sözler verildi” şeklinde konuştu.

KUTLU SEFER ROTASINI HİÇBİR ZAMAN DEĞİŞTİRMEMİŞTİR

Mavi Marmara Gemisi’nin 2010 yılında başladığı kutlu yolculuğunun halen devam ettiğini söyleyen Gili, işgal güçleri ile yakınlaşmayı kabul etmediklerinin altını çizerek, şunları söyledi: “Dünya’nın farklı ülkelerinden bir araya gelen ve farklı dillere sahip 700 kadar yolcu, bundan 12 yıl önce Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkmıştır. Mavi Marmara ile beraber 8 gemiden oluşan Özgürlük Filosu, neredeyse her gün insan hakları ihlallerinin yaşandığı Filistin coğrafyasını tekrardan Dünya’nın gündemine taşımayı başarmıştır. Bugün geldiğimiz süreçte İsrail işgal güçleri, Filistin’in her bölgesinde uyguladığı yıkım ve göç politikası ile bölgede daha fazla problem üretmekte ve kendi ırkından başka bir millete yaşam hakkı tanımamaktadır. İyi bir insan olmanın verdiği mazlumdan yana olma tavrımız dün olduğu gibi bugünde devam etmektedir. Buradan şunu tekrar belirtmek istiyoruz; Mavi Marmara yoluna devam etmektedir, Kutlu Sefer rotasını hiçbir zaman değiştirmemiştir. Kandan ve gözyaşından beslenen işgal güçleriyle yakınlaşmayı kabul etmiyor ve şunu tekrardan haykırıyoruz. Filistin Özgür olana dek, Mescid-i Aksa’daki işgal durdurulana dek seferimize devam edeceğiz ve mazlum coğrafyalar için her zaman ilk günkü samimiyetle yola çıkmaya hazırız.”

NE OLMUŞTU

Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve sadece yardım gönüllüleri ile insani yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara, Sfendoni, Challenger I, Eleftheri Mesogios, Gazze I ve Defne Y gemilerinden oluşan Gazze Özgürlük Filosu, 31.05.2010 günü İsrail askeri güçlerinin hukuk dışı saldırı ve müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. Bu saldırı esnasında ve devam eden süreçte 10 insani yardım gönüllüsü hayatını kaybetti, 56’sı ağır yaralandı. Filo katılımcıları hiçbir yasal dayanak olmaksızın hapsedildi, yaralılara kelepçe takıldı, bazı yaralılar günlerce hücrelerde alıkonuldu ve kendilerine işkence ve kötü muamelede bulunuldu. Filo katılımcılarının tamamı kötü muameleye maruz bırakıldı, hapsedildi, şahsi eşyalarına el konuldu ve gemilere çeşitli maddi zararlar verilmek suretiyle birçok haksız fiil işlendi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.