DOLAR 16,7832 0.34%
EURO 17,4971 -0.28%
ALTIN 974,310,49
BITCOIN 322269-0,01%
Bingöl
18°

AÇIK

13:13

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

“Türkiye ekonomik sıkıntılar yaşıyor”
3 okunma

“Türkiye ekonomik sıkıntılar yaşıyor”

27 Kasım 2017 01:13
“Türkiye ekonomik sıkıntılar yaşıyor”
0

BEĞENDİM

Halkların Demokrat Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Türkiye’nin hem siyaseten hem de ekonomik olarak kriz içerisinde olduğunu belirtti.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve İdris Baluken’in davalarının 6-7 Aralık tarihlerinde görüleceğini belirten Özsoy, “Selahattin başkanın, tutuklandıktan 399 gün sonra Ankara’da ilk duruşması yapılacak. Her hafta Pazartesi günü bu arkadaşlarımızla görüşebilmek için dilekçe veriyoruz. Bu hafta da verdik. Pazartesi günü İdris vekilimiz, Çarşamba günü de Selahattin başkanla görüşme imkanım olabilir. Fakat çok ciddi bir izolasyona tabi tutulmuş durumdalar. Bunlar geçici süreçlerdir. Hiç öyle moral bozulacak bir durum söz konusu değil. Daha öncede söyledim, üzerimize bayağı geldiler. Birçok arkadaşımız şuan içerde, il, ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz, eş genel başkanlarımız içerdeler. Onlarda kabul ediyorlar: Geçen gün AKP’nin anketörleri televizyonda tartışıyorlar. Bu HDP’nin oyları kazık gibi çakılmış, hiç aşağı inmiyor diyorlardı. O hayretlerini paylaşıyorlardı. Siz insanlara zulüm ettiniz diye insanların fikirleri değişmez. Belki biraz ürkerler, belki biraz kaygılanırlar ama hiç kimse zalim zalim olduğu için kendi fikrini değiştirmez” dedi.

HDP İL KONGRESİ 3 ARALIK’TA

DHP Bingöl İl Kongresinin 3 Aralık 2017 tarihinde yapılacağını belirten Özsoy, kongrenin yapılacağı tarihte yurtdışında yapılacak toplantı nedeniyle kongreye katılamayacağını ancak HDP Grup Başkanvekili Osman Baydemir’in kongreye katılacağını söyledi.

“TÜRKİYE EKONOMİK SIKINTILAR YAŞIYOR”

Türkiye’nin hem siyaseten hem de ekonomik açıdan sıkıtnılı bir dönemde olduğunu belirten Özsoy, “2018-2019’da çalışacağız. Önümüzdeki 1-1.5 yıl Türkiye’de hem siyaset olarak hem de ekonomik olarak krizin çok çok derinleşeceği bir dönemdir. Bu bariz bir şekilde görünüyor. 7 Haziran’da dediler ki, bize oy verin istikrar gelecek, Kasım’da yüzde 50 oy aldılar istikrar derinleşti. 1.5 yıl çalkantılı bir istikrarsızlık, bir darbe girişimi ve akabinde olağanüstü hal ilan ettiler ve dediler ki, eğer referandum olursa, başkanlık sistemi olursa istikrar gelecek, başkanlık sistemi geldi istikrar daha da kötüleşti. Herkes bunu yaşıyor. Dolar neredeyse 4 liraya, Euro 4.5 liraya çıkmış. 2018’de doların 4.5, Euro’nun 5.5 liraya çıkması tahmin ediliyor. Bu durum ekonominin reel anlamda çökmesi demektir. Zaten devalüasyon olmuş, ekonomik anlamda ciddi bir gerileme söz konusu. Bunun temel sebebi ülkedeki siyasal istikrarsızlık. İstikrarsızlık siyaseten bu kadar derin olduğu için ne kimse yatırıma geliyor, ne kimse önünü görebiliyor, 3 hafta sonra kimse demirin, çimentonun, mazotun, benzinin fiyatının ne olacağını bilmiyor. Bu kadar çok bilinmeyenli bir denklemde hiç kimse de doğal olarak pozisyon alamıyor. Siyaseten ülkenin içine girdiği bu sıkıntıyı çözemezsek, çok daha sert, çok daha sıkıntılı, çok daha kriz dolu günler var önümüzde” diye konuştu.

“AK PARTİ İLE MHP BİR PARTİ HALİNE GELDİ

Recep Tayyip Erdoğan’ın MHP ile birleştiğini ve bir parti haline geldiğini ifade eden Özsoy, şöyle devam etti: “Bu siyasetin ideolojik önderliğini Bahçeli yapıyor, Doğu Perinçek yapıyor, Mehmet Ağar yapıyor. Yani bu ultra milliyetçi kesimler, siyaseten hem içeride hem dışarıda hükümete ve saraya yön veriyorlar. Ne edip edip MHP’lileri yanında tutma, eğer mümkün olursa biraz Atatürkçülerden oy alıp 2019’da sonuç almaya çalışıyor, başkan olmaya çalışıyor. Erdoğan başkan da olsa bu ülke istikrar görmeyecek. Çünkü bu sistemle dünya çalışmak istemiyor. Erdoğan yerine başkası da başkan olsa bu sıkıntılar derinleşerek devam edecek. Niye? İktidar ve etrafındaki bu yapılarak baktığımız zaman, Doğu Perinçek, Mehmet Ağar, Avrasyacılar, Ergenekoncular, birbirini sevmeyen, birbirinden nefret eden ama Kürtlere karşı birleşmiş bir yapı var, AKP de dahil. Bunların bir derdi var. Bu memleketin ekonomisi ne olacak, siyasal istikrar nasıl sağlanır gibi bir dertleri yok. Hepsinin ortak bir noktası var, Irak’ta Kürtler statü sahibi olmayacak, Rojava’da Kürtler statü sahibi olmayacak. Bunun için yan yana gelmişler. Can yakabilirler, fakat siyaseten bir sonuç alamazlar. Fakat dünya kararını vermiş, Kürtler ortadoğuda bir yer elde edecekler. Türkiye için en mantıklı, en makul ve bedeli en az olan Kürtlerle, kardeş halk dediği Kürtlerle, oturup bir müzakere sürecine girmesidir.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.