DOLAR 16,8185 -0.14%
EURO 17,5623 -0.01%
ALTIN 975,90-0,17
BITCOIN 3424216,14%
Bingöl
23°

AÇIK

13:14

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

Yılmaz’dan Yeni Ekonomik Model Açıklaması
47 okunma

Yılmaz’dan Yeni Ekonomik Model Açıklaması

8 Aralık 2021 09:45
Yılmaz’dan Yeni Ekonomik Model Açıklaması
0

BEĞENDİM

Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet, Haber7’deki köşesinde bugün “Çin modeli mi yoksa Güney Kore modeli mi?” başlıklı yazısında, kur atağı, enflasyon ve hayat pahalılığını ele alarak hükümetin uyguladığı yeni model hakkında bilgiler verdi.

Acet, AK Parti Bingöl milletvekili Cevdet Yılmaz’a sorduğu 2 kritik sorunun yanıtını vererek yazısını tamamladı.

İşte Mehmet Acet’in bugünkü yazısı:

Halen TBMM’de Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten AK Parti Bingöl milletvekili Cevdet Yılmaz, aynı zamanda bütün kariyerini iktisat alanında yapmış bir isim.

Uzun yıllar Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalıştı.

AK Parti hükümetlerinde Kalkınma Bakanlığı yaptı, Başbakan Yardımcılığı yaptı.

Dolayısıyla son dönemin öncelikli gündemi olan ekonomi ile ilgili sorular için ideal bir isim Cevdet Yılmaz.

Pazar akşamı ÜLKE tv de Dr. Murat Yılmaz ve Prof. Dr. Mehmet Şahin’le birlikte yaptığımız Haftanın Raporu programında Cevdet beyi ağırladık ve iki saat boyunca üçümüz birden kendisini soru yağmuruna tuttuk.

Yılmaz, ekonomiyle ilgili sorularımızın ilk bölümüne, dünya ile karşılaştırmalar yaparak cevaplar verdi.

Bardağın dolu tarafını rakamlar üzerinden anlattı.

Bir kısmını aktaralım:

-2020’de Dünya ekonomisi yüzde 3’ten fazla küçüldü. Dünya ticareti yüzde 8,9 küçüldü. İstihdamda muazzam bir kayıp yaşandı. Dünya büyük bir krize girdi. Türkiye ise 2020’de 1,8 büyüme kaydetti. Pozitif ayrıştık.

Peki, bu yıl nasıl bir tablo var?

Şöyle bir tablo var:

-Dünya genelinde yüzde 5,5-6 civarı büyüme oldu. Biz de ise son üç çeyrekte yüzde 9’u zaten sağladık. Son çeyrek sıfır katkı gelse bile yüzde 9 olacak. Bu son çeyrekte ne katkı gelirse onun üstünde olacak.

2021’deki bütçe performansı da gayet iyi durumda.

-Başlangıçta yüzde 4,3 olarak öngörülen bütçe açığı hedefi, yıl içerisinde yüzde 3,5 olarak revize edildi. Yıl sonunda ise beklenti yüzde 2’nin bile altında gerçekleşebilir.

Üstelik bu performans, hükümetin sosyal politikalar üretme anlamında 150 milyar liralık vergi kaleminden vazgeçmiş olmasına rağmen gerçekleşti.

(Akaryakıt vergilerinden feragat, halka doğalgaz maliyetinin 4’te birini yansıtmak vs.)

-Bu sayede, daha az borçlandığımız için faizler üzerindeki baskı da azalmış oldu. Yani, 2022’ye de fon biriktirmiş olarak girdik.

Bir başka pozitif veri de istihdamla ilgili.

Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, geçen yılın Ekim ayından bu yılın Ekim ayına kadar 2 milyon 251 bin kişi iş buldu.

Bu istihdamın 118 bini tarımdan, 773 bini sanayiden 173 bini inşaattan. 1 milyon 188 bini de hizmet sektörlerinden geldi.

İhracat ise, bir yılda 55 milyar dolar artarak 225 milyar dolar seviyelerine geldi.

Artı, ilk defa Türkiye ekonomisi yüksek büyüme ile düşük cari açığı aynı anda yakalama şansı elde etti.

Bunlar tabi bardağın dolu tarafında yer alan veriler.

Bir de bardağın boş tarafı var.

Ve ne yazık ki o taraftaki sıkıntılar, bu iyi verilere rağmen halkın önemli bir kesiminin özellikle de sabit gelirlilerin satın alma gücünü ciddi anlamda sarsıyor.

Kur atağının enflasyonu tetiklemesi ile ortaya çıkan hayat pahalılığı.

Bu süreçte, bu kesimlerin desteklenmesi büyük önem taşıyor.

Şimdi gelelim yeni ekonomik model konusuna.

Cevdet Yılmaz, son günlerde dillendirilenin aksine, bu modelin Çin modeli olarak nitelendirilmesinin yanlış olacağını dile getiriyor.

“Bu Türkiye’ye özgü bir model ama illa ki, benzetilecekse Çin’e değil, Güney Kore modeline benzetilebilir” diyor:

“Çin’in ölçeği de farklı. Siyasi yapısı da farklı. Kamunun rolü de çok farklı. Çin modeli denemez. Dense dense Güney Kore modeli denir. Ben ona da taraftar değilim. İlla benzeteceksek Güney Kore’ye bakmak, Japonya’nın geçmişteki kalkınma dönemlerindeki durumuna bakılabilir. Yani, demokrasinin olduğu, serbest piyasanın olduğu ama ihracat odaklı bir şekilde cari fazla vererek büyümenin sağlandığı bir model bu.”

Cevdet beye sorduğum iki kritik soruya aldığım yanıtı takdirlerinize sunarak yazıyı tamamlayayım:

SORU: Ekonomistler, iktidarın uygulamaya koyduğu bu modelle ilgili “Bunun iktisat kitabında yeri yok” diyorlar. Buna ne dersiniz?

CEVAP: Bir tane iktisat yok. Herkesin benimsediği bir iktisat modeli yok.

Şunu yaparsanız bu olur, ama öbürünü yaparsanız da şöyle olur diyorlar.

Matematik gibi, Fizik gibi bakarsak yanılırız. Ben yıllardır iktisadın teorisiyle de, pratiğiyle de iyi kötü ilgilenen bir insanım. İktisatta herkesin benimsediği bir tane görüş yok. İktisadın, dünyanın durumu, ülkelerin durumu düşünülerek ele alınması gerekir. İktisat alanı tartışmadan uzak, birilerinin mutlak doğruyu vaaz ettiği bir alan değil. Sosyal bilimlerin hepsi böyledir.”

SORU: Peki, Türkiye’de hükümetin uygulamak istediği model marjinal bir model midir?

CEVAP: Dünyadaki ana kapitalist ülkeler, İMF benzeri modellere göre uyduğunu söyleyemem doğrusu. Gelişmekte olan dünyaya baktığımızda, burada çeşitli politikalara baktığımızda da hiç de marjinal değil. Gelişmekte olan ülkeler, çok çeşitli denemeleri geçmişte de yaptılar, günümüzde de yapıyorlar.

Hep aynı ezberle gittiğiniz zaman da bir sıçrama yapma imkânınız yok. Dolayısıyla, iktisat alanı tartışmalardan uzak bir alan olamaz.

Bir tek politika var başka türlüsü tartışılamaz deniyorsa, asıl entelektüel otoriterlik budur.Kaynak:Haber7.com

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.