

HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında uyuşturucuyla mücadelede seferberlik çağrısında bulundu. Dinç, ayrıca yerel yönetimlerdeki rüşvet ve yolsuzluk iddialarına ilişkin sert açıklamalar yaptı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenleyen HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, uyuşturucu ile mücadelenin yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu söyledi.
Adana’da yaşanan bir olayı örnek gösteren Dinç, uyuşturucunun aileleri parçalayan ve gençleri hayattan koparan ciddi bir sorun olduğunu belirterek, “Uyuşturucu yalnızca bir asayiş ya da sağlık sorunu değildir. Toplumsal huzuru tehdit eden çok boyutlu bir problemdir” dedi.
Uyuşturucuyla mücadelede daha kapsamlı adımlar atılması gerektiğini ifade eden Dinç, erken teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin artırılmasını istedi. Sokak satıcıları ve organize suç şebekelerine yönelik cezaların caydırıcı hale getirilmesi gerektiğini belirten Dinç, okullarda rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi ve ailelere yönelik farkındalık programlarının yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
Bağımlı bireyler için tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin kapasitesinin artırılması gerektiğini söyleyen Dinç, bu süreçte manevi destek programlarını içeren bütüncül bir sistemin uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Yerel yönetimlerdeki rüşvet ve yolsuzluk iddialarına da değinen Dinç, denetim eksikliği ve şeffaflık sorunlarının bu durumları artırdığını savundu.
“Peygamber Efendimiz’in ‘Alan da veren de mel’undur’ hadisi ile rüşvetin lanetlendiğini” hatırlatan Dinç, siyaset kurumunda ahlaki yozlaşmanın güveni zedelediğini ifade etti.
“Dürüst Siyaset, Gerçek Adalet” sloganının yalnızca bir ifade olmadığını vurgulayan Dinç, yolsuzluk iddialarıyla anılan siyaset anlayışının toplumda güven kaybına yol açtığını söyledi.
Siyaset kurumunun rüşvet ve yolsuzluklardan arındırılması gerektiğini belirten Dinç, kamu kaynaklarının halkın refahı için kullanılması gerektiğini ifade ederek, daha adil ve caydırıcı bir hukuk düzeni çağrısıyla konuşmasını tamamladı.

