

Uluslararası Ekokırım Farkındalık Günleri çerçevesinde İstanbul ve Muş’ta düzenlenen etkinliklerin Muş ayağı, Muş Belediyesi Bursa-Muş Kardeşliği Gençlik ve Eğitim Merkezi’nde yapıldı. Altı gün süren program kapsamında gerçekleştirilen konferansa; çevre örgütleri temsilcileri, bilim insanları, hukukçular, ekoloji aktivistleri ile yurt dışından davetliler katıldı.
Toplantıda özellikle altın madenciliği, jeotermal projeler ve doğal yaşam üzerindeki tahribat ele alınırken, ekosistemlerin korunması için ulusal ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Konferansın açılışında konuşan Muş Meşe Derneği Başkanı İhsan Aytemiş, çevre mücadelesinin yerelden küresele uzanan bir dayanışma gerektirdiğini belirterek, doğayı koruma konusunda ortak hareket etmenin önemine dikkat çekti.
Türkiye Çevre Platformu Koordinatörü Abidin Özkaymak ise özellikle Doğu Anadolu Bölgesi’nde yürütülen madencilik faaliyetlerine değinerek, dayanışmanın çevre mücadelesindeki kritik rolüne vurgu yaptı.
Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey de altın madenciliğinin çevresel etkilerine dikkat çekerek, bu tür faaliyetlerin su kaynakları ve ekosistemler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti.
Toplantıda söz alan hukukçular da çevre sorunlarının siyasi ve hukuki boyutuna dikkat çekerek, çevre davalarında daha etkin denetim ve düzenlemeler yapılması gerektiğini dile getirdi.
Yurt dışından katılan çevre aktivistleri ise farklı coğrafyalarda yaşanan ekolojik sorunlara değinerek, doğa haklarının evrensel bir mesele olduğunu vurguladı.
Konferansta ayrıca, Diyarbakır ile Bingöl sınırları arasında yer alan Sarım Vadisi’nin ekolojik önemi gündeme getirilirken, bölgenin korunmasına yönelik çağrılar yapıldı.
Programın ardından bazı katılımcıların Ağrı’nın Diyadin ilçesindeki altın madeni sahasında incelemelerde bulunacağı, bir grubun ise Muş’un Varto ilçesinde jeotermal çalışmalarına karşı nöbet tutan vatandaşlara destek ziyareti gerçekleştireceği belirtildi.

