Batık Krediler 963 Milyar TL’ye Ulaştı!

Türkiye’de batık kredilerin 963 milyar TL’ye yükselmesi endişe yarattı. Prof. Dr. Ramazan Aktaş, borç krizinin derinleşmesiyle vatandaşların ev ve araçlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirterek haciz ve yoksullaşma uyarısında bulundu.

featured
Haberi sesli dinleyebilirsiniz 00:00 / --:--

Türkiye’de ödenemeyen kredilerdeki artış dikkat çekiyor. 13 Ekim itibarıyla batık kredi miktarının 963 milyar liraya yükseldiğini belirten Prof. Dr. Ramazan Aktaş, bankaların alacaklarını tahsil etmek için haciz işlemlerini artırabileceğini söyledi. Aktaş, gelişmelerin vatandaşların ev ve araç gibi varlıklarını kaybetmesine kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye ekonomisinde artan borç yükü ve kredi geri ödemelerinde yaşanan sorunlar yeniden gündeme geldi. Finans uzmanı Prof. Dr. Ramazan Aktaş, takipteki kredilerde yaşanan yükselişin hem vatandaşları hem de işletmeleri zor durumda bırakabileceğine dikkat çekti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) günlük bültenine dayandırılan verilere göre, 13 Ekim 2026 itibarıyla Türkiye’deki batık kredilerin toplamı 963 milyar liraya çıktı. Fon krizi sürecinde bu tutarda 118 milyar liralık artış yaşandığı bildirildi.

Batık kredilerin toplam kredi hacmi içerisindeki payı da yüzde 2,5 seviyesinden yüzde 3,4’e yükseldi. 2025 yılının sonuna kıyasla bu yıl kaydedilen artışın ise yüzde 66,6 olduğu belirtildi.

BANKALAR HACİZ İŞLEMLERİNE YÖNELEBİLİR

Borçların geri ödenmesinde yaşanan sıkıntıların bankaların tahsilat yöntemlerini değiştirebileceğini belirten Prof. Dr. Ramazan Aktaş, yasal takip ve haciz işlemlerinin daha sık gündeme gelebileceğini ifade etti.

Aktaş’a göre borçlarını ödeyemeyen kişilerden tahsilat yapılamaması durumunda bankaların elinde gayrimenkul, otomobil ve iş yeri gibi varlıklar birikebilir.

Bu varlıkların daha sonra satışa çıkarılması ise borçlular açısından ciddi maddi kayıplara neden olabilir. Aktaş, bankaların söz konusu varlıkları elden çıkarırken piyasa değerinin altında satış yapabileceğine dikkat çekti.

BORÇ YÜKÜ VATANDAŞIN HARCAMALARINI DA ETKİLİYOR

Artan yaşam maliyetleri ve gelirlerin giderleri karşılamakta yetersiz kalması, hane halkının borç ödeme kapasitesini zayıflatıyor.

Aktaş, vatandaşların mevcut borçlarını kapatabilmek için kredi kartlarına ve yeni ihtiyaç kredilerine yöneldiğini belirtti. Ancak bu yöntemin borç yükünü daha da artırabileceğini vurguladı.

Gelirinin önemli bölümünü borç ödemelerine ayırmak zorunda kalan ailelerin gıda, barınma ve diğer zorunlu ihtiyaçlarından tasarruf etmeye başladığını ifade eden Aktaş, bu tablonun toplum genelinde yoksullaşmayı derinleştirebileceğini kaydetti.

BANKALARDAKİ SORUN EKONOMİYE DE YANSIYABİLİR

Prof. Dr. Ramazan Aktaş, geri ödenmeyen kredilerin yalnızca borçlu vatandaşları ve bankaları ilgilendiren bir mesele olmadığını, ekonomik sistemin diğer alanlarını da etkileyebileceğini belirtti.

Bankaların sorunlu krediler nedeniyle yeni kredi kullandırma konusunda daha temkinli davranması, finansmana ihtiyaç duyan işletmelerin faaliyetlerini sürdürmesini zorlaştırabilir.

Özellikle banka kredileriyle üretim ve ticaret faaliyetlerini devam ettiren işletmelerin nakit sıkıntısı yaşaması, ekonomik faaliyetlerde daralmaya yol açabilir.

Aktaş, büyük işletmelerde ortaya çıkan finansal sorunların tedarik zinciri aracılığıyla küçük işletmelere ve KOBİ’lere de yansıyabileceğini ifade etti.

İŞSİZLİK VE ENFLASYON RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ

Finans uzmanı Aktaş, işletmelerin finansmana erişiminin zorlaşması ve maliyet baskısının artması halinde istihdamın da olumsuz etkilenebileceğini söyledi.

Küçük işletmelerin artan maliyetleri karşılayamaması durumunda çalışan sayısını azaltmak zorunda kalabileceğini belirten Aktaş, borç sorunlarının zaman içerisinde işsizlik artışına dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Bankaların yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlanması halinde mevduat güvencesi nedeniyle oluşabilecek maliyetlerin kamuya yansıma ihtimaline de değinen Aktaş, bunun borçlanma, enflasyon ve vergi yükü üzerinde baskı oluşturabileceğini değerlendirdi.

AKTAŞ’TAN FİNANSAL OKURYAZARLIK VURGUSU

Vatandaşların borçlanma kararlarında daha dikkatli hareket etmesi gerektiğini belirten Aktaş, finansal okuryazarlığın önemine dikkat çekti.

Kredinin kişisel gelir gibi değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Aktaş, kullanılan her kredinin faiz ve geri ödeme yükümlülüğü bulunan bir borç olduğunu hatırlattı.

Özellikle gelirlerin giderleri karşılamakta zorlandığı dönemlerde kontrolsüz borçlanma yerine bütçenin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Aktaş, aksi durumda kredi kartı ve ihtiyaç kredileriyle sürdürülen borç kapatma yönteminin vatandaşları daha ağır bir mali tabloyla karşı karşıya bırakabileceğini kaydetti.

AZİZ ÖNAL/BİNGÖL GÜNCEL TV 

 

Batık Krediler 963 Milyar TL’ye Ulaştı!

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter