Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser: Prostat

Dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanserinde, 2024 yılında 1,5 milyondan fazla yeni vaka tespit edildiği belirtildi.

featured
Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser: Prostat Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

AZİZ ÖNAL/ BİNGÖL GÜNCEL TV – Dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser türü olan prostat kanserinde, 2024 yılında 1,5 milyondan fazla yeni vaka tespit edildiği belirtildi. Prostat Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Erdem Hastanesi Çamlıca Şubesi Üroloji Hekimi Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, hastalığın erken evrede çoğu zaman belirti göstermediğine dikkat çekerek, özellikle idrar şikayetlerinin yaşlılığın doğal sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) kanser ajansı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) 2026 verilerine göre, prostat kanseri erkeklerde dünya genelinde akciğer kanserinin ardından en sık görülen ikinci kanser türü olarak öne çıkıyor. 2024 yılında 1,5 milyondan fazla yeni prostat kanseri vakası görülürken, hastalık nedeniyle yaklaşık 420 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Prostat kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, erkeklerin yalnızca şikayet ortaya çıktığında değil, yaş ve kişisel risk faktörlerini dikkate alarak prostat sağlığı konusunda düzenli değerlendirme yaptırması gerektiğini ifade etti.

‘İDRAR ŞİKAYETLERİNİ YAŞLILIĞIN DOĞAL SONUCU OLARAK GÖRMEYİN’

İdrar yapmada zorlanma, idrar akışının zayıflaması, sık idrara çıkma ve gece tuvalete kalkma gibi şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Pekdemir, bu belirtilerin her zaman prostat kanserine işaret etmediğini söyledi.

Pekdemir, iyi huylu prostat büyümesinin de benzer şikayetlere neden olabildiğini belirterek, “Bu yakınmaları yaşın doğal bir sonucu olarak değerlendirip doktora başvurmayı ertelemek doğru değil. Şikayetlerin nedeninin ortaya konulması için ürolojik değerlendirme önem taşıyor” dedi.

‘ERKEN DÖNEMDE BELİRTİ VERMEYEBİLİR’

Prostat kanserinin erken evrede herhangi bir belirtiye neden olmayabileceğini vurgulayan Pekdemir, yalnızca idrar şikayetlerinin bulunup bulunmamasına göre hastalık hakkında değerlendirme yapılamayacağını ifade etti.

Aile öyküsünün de önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Pekdemir, özellikle birinci derece yakınlarında prostat kanseri bulunan erkeklerin risk değerlendirmesini doktorlarıyla daha erken yaşlarda yapmasının önem taşıdığını söyledi.

‘PSA TEK BAŞINA TANI KOYDURMAZ’

Prostat kanserinin değerlendirilmesinde kullanılan PSA testine de değinen Pekdemir, yüksek PSA değerinin doğrudan kanser anlamına gelmediğini belirtti.

PSA seviyesinin iyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihabı gibi kanser dışı nedenlerle de yükselebileceğini ifade eden Pekdemir, test sonuçlarının kişinin yaşı, aile öyküsü ve şikayetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Pekdemir, gerekli görülen durumlarda fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve diğer tıbbi değerlendirmelerin de tanı sürecine dahil edilebildiğini söyledi.

‘TARAMA KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI’

Prostat kanseri taramasında yalnızca PSA testine dayalı yaklaşımın her hasta için aynı şekilde uygulanmasının doğru olmayabileceğini belirten Pekdemir, yaş, aile öyküsü ve diğer kişisel risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bazı prostat tümörlerinin yaşam boyunca herhangi bir belirtiye neden olmayabileceğini belirten Pekdemir, tarama sırasında bu tür tümörlerin tespit edilmesinin gereksiz tanı ve tedavilere yol açabileceğine dikkat çekti.

Pekdemir, “Erken tanı önemli ancak tarama yaklaşımının kişiye özel belirlenmesi gerekiyor. Yaş, aile öyküsü ve kişisel risk faktörleri birlikte değerlendirilerek kontrollerin sıklığına ve kapsamına karar verilmesi önem taşıyor” dedi.

Erkeklerde en sık görülen ikinci kanser: Prostat
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter