AZİZ ÖNAL/BİNGÖL GÜNCEL TV – Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş’in (21) ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Kabaiş ailesinin avukatları, soruşturma kapsamında yaklaşık 30 ayrı konuda başvuruda bulunduklarını ve taleplerinin büyük bölümünün kabul edildiğini açıkladı. Avukatlar, kamera kayıtlarından araç geçişlerine, DNA incelemelerinden dijital yazışmalara kadar birçok başlıkta yeni araştırmalar yapılmasını talep etti.
Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024’te kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamaması üzerine kayıp olarak aranmaya başlandı. Kabaiş’in cansız bedeni, 18 gün sonra 15 Ekim’de Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulundu.
Soruşturma dosyasına giren Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025 tarihli raporunda, Kabaiş’in göğüs ve vajina iç bölgesinde 2 farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine, cenazenin taşınması ve morg sürecinde temas etmiş olabilecek kişilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişiden DNA örneği alındı.
Kabaiş ailesinin avukatlarının başvurusu üzerine Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ile yeğeni Enes Şevli’den de DNA örneği alındı.
‘30 AYRI KONUDA BAŞVURUDA BULUNDUK’
Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ile avukatları Abdurrahman Karabulut ve Şahin Cangüleç, Van Adliyesi’nde savcıyla görüştü. Görüşmenin ardından açıklama yapan Abdurrahman Karabulut, dosyayı 10 Temmuz’da devraldıklarını belirterek, yaklaşık 30 ayrı konuda talepte bulunduklarını söyledi.
Başvurularının 2-3’ü dışında kabul edildiğini ifade eden Karabulut, bazı incelemelerin tamamlandığını, bazılarıyla ilgili çalışmaların ise sürdüğünü belirtti.
Karabulut, soruşturmanın ilk döneminde olayın intihar olarak değerlendirilmesine yönelik bir yaklaşım sergilendiğini savunarak, dosyada yeterli araştırmanın yapılmadığını ileri sürdü.
SON KAMERA GÖRÜNTÜSÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Kabaiş’in kaybolduğu gün Bardakçı köyünde saat 19.04’te kameralara yansıyan son görüntüsüne ilişkin de değerlendirmede bulunan Karabulut, bu görüntüden önce Rojin’in telefonla iletişim halinde olduğunu söyledi.
Son görüntünün ardından Kabaiş’ten haber alınamadığını belirten Karabulut, telefon görüşmelerinin ve sosyal medya uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen iletişimin de araştırılması gerektiğini ifade etti.
Karabulut, Rojin’in bulunduğu bölgeye nasıl ulaştığı ve olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin farklı ihtimaller üzerinde çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
7 BİN 353 ARAÇ İNCELENDİ
Soruşturma kapsamında Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve kamera kayıtlarından Van genelinde 7 bin 353 aracın incelendiğini aktaran Karabulut, Bardakçı köyüne olay günü giriş-çıkış yapan 214 aracın tespit edildiğini belirtti.
Karabulut, özellikle olay günü ile Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu 15 Ekim arasındaki süreçte söz konusu araçların sürücülerinin belirlenmesini, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesini ve kişilerden DNA örnekleri alınmasını talep ettiklerini söyledi.
Dosyada ayrıca 10 Ekim 2024 tarihli bir kamera tutanağına ulaştıklarını belirten Karabulut, saat 19.45 sıralarında Bardakçı köyünde beyaz bir aracın görüntülendiğini ve aracın sahile doğru ilerlediğinin tespit edildiğini aktardı.
Aynı zaman diliminde bölgede 11 farklı aracın daha belirlendiğini söyleyen Karabulut, bu araçların sürücülerine yönelik inceleme yapılması taleplerinin de savcılık tarafından kabul edildiğini kaydetti.
BARDAKÇI-MOLLAKASIM GÜZERGAHI YENİDEN İNCELENECEK
Ailenin avukatları, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu Bardakçı köyü ile cansız bedeninin bulunduğu Mollakasım arasındaki güzergahın yeniden incelenmesini de talep etti.
Çarpanak Adası ve güzergah üzerindeki yerleşim alanlarında yeniden olay yeri incelemesi yapılmasını istediklerini belirten Karabulut, Kabaiş’e ait olduğu belirtilen sarı terliğin halen bulunamadığını ve bölgede daha önce elde edilen materyallerin yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini söyledi.
İHA VE HELİKOPTER KAYITLARI İSTENDİ
Kabaiş’in kaybolmasından iki gün sonra, 29 Eylül 2024’te Van Gölü çevresinde İHA ve Skorsky helikopterlerle gerçekleştirilen arama çalışmalarına ilişkin kayıtların da soruşturma dosyasına alınması istendi.
Karabulut, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yazı yazılarak aramalarda kullanılan İHA ve helikopterlere ait görüntü kayıtlarının talep edildiğini, başvurunun kabul edildiğini ancak ilgili cevabın henüz ulaşmadığını belirtti.
META’DAN GELECEK CEVAP BEKLENİYOR
Soruşturmada dijital verilerin incelenmesine yönelik çalışmalar da sürüyor. Kabaiş’in kaybolduğu döneme ilişkin WhatsApp, Instagram ve Facebook yazışmalarının araştırılması amacıyla Meta’ya yazı gönderildiği belirtildi.
Karabulut, Meta tarafından daha ayrıntılı bilgi talep edilmesi üzerine savcılığın şirkete yeniden yazı gönderdiğini ve cevabın beklendiğini söyledi.
CİNSEL SUÇ KAYDI BULUNAN KİŞİLER DE ARAŞTIRILIYOR
Ailenin avukatları, Bardakçı ve Mollakasım çevresinde geçmişte cinsel suçlarla bağlantısı bulunan kişilerin de araştırılmasını talep etti.
Bu kişilerin olay tarihinde bölgede bulunup bulunmadıklarının HTS ve baz kayıtları üzerinden incelenmesi yönündeki başvurunun kabul edildiği ve araştırmanın sürdüğü belirtildi.
‘ROKÜRONYUM’ İDDİASI
Karabulut, Adli Tıp raporunda Rojin Kabaiş’in midesinde 5 nanogram düzeyinde roküronyum bulunduğunun belirtildiğini de öne sürdü.
Söz konusu maddenin kullanım şekline ilişkin çeşitli ihtimaller bulunduğunu savunan Karabulut, maddedeki bulgunun nasıl oluştuğunun açıklığa kavuşturulması amacıyla Adli Tıp Kurumu’ndan yeniden değerlendirme talep ettiklerini söyledi.
‘415 KİŞİNİN DNA İNCELEMESİ YAPILDI’
Ailenin diğer avukatı Şahin Cangüleç ise soruşturma kapsamında bugüne kadar 415 kişinin DNA incelemesinin yapıldığını söyledi.
Deniz araçlarına ilişkin araştırmaların da sürdüğünü belirten Cangüleç, yapılan DNA incelemelerinde şu ana kadar sonuç alınamadığını ifade etti.
Cangüleç, savcılık tarafından belirlenen 50 kişilik bir liste bulunduğunu ve bu kişilerin kimliklerinin tespit edilerek DNA incelemelerinin yapılacağını kaydetti.
Rojin Kabaiş’in suda kalma süresinin belirlenmesine yönelik inceleme yapılmasını da talep ettiklerini belirten Cangüleç, bu başvurunun savcılık tarafından kabul edildiğini söyledi.
‘SORUŞTURMANIN ZORLAŞTIRILDIĞINI DÜŞÜNÜYORUZ’
Abdurrahman Karabulut, soruşturmanın daha etkin yürütülmesi gerektiğini savunarak, dosyanın çözümünü zorlaştıran unsurlar bulunduğunu ileri sürdü.
Karabulut, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin tüm ihtimallerin araştırılması ve elde edilen bulguların kapsamlı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, aile adına soruşturmanın takipçisi olacaklarını ifade etti.
Öte yandan Karabulut’un soruşturmanın Van Cinayet Büro Amirliği’nden alınarak Ankara JASAT’a devredilmesi yönündeki talebinin ise savcılık tarafından kabul edilmediği belirtildi.