

Türkiye’de fay hatlarına ilişkin tartışmalar yeniden gündeme gelirken, deprem bilimci Şener Üşümezsoy dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Doğu Anadolu’daki kritik hatlara ilişkin mevcut senaryoların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Üşümezsoy, bilimsel verilerin güncellenmesinin önemine işaret etti.
Kendi yayın platformu üzerinden açıklamalarda bulunan Üşümezsoy, uzun süredir dile getirilen bazı deprem beklentilerinin eski modellere dayandığını ifade ederek, bu durumun risk analizlerinde hatalı sonuçlara yol açabileceğini belirtti. Mevcut çalışmaların güncel jeolojik verilerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Özellikle Kuzey Anadolu Fayı üzerinde yapılan değerlendirmelere değinen Üşümezsoy, Bingöl, Erzincan ve Karlıova çevresindeki fay segmentlerinin yeni stres dağılımı hesaplarıyla yeniden analiz edilmesi gerektiğini dile getirdi. Sıklıkla gündeme gelen Yedisu Fayı ile ilgili “uzun süredir kırılmadı” yaklaşımının tek başına yeterli bir veri olmadığını da sözlerine ekledi.
Üşümezsoy ayrıca, 1939 Erzincan Depremi sonrasında bölgede oluşan gerilimin farklı fay hatlarına dağıldığını ve bu etkinin hâlâ dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bu nedenle tek bir fay üzerinden yapılan değerlendirmelerin yanıltıcı olabileceğini vurguladı.
Geçmiş çalışmalarına da değinen uzman isim, daha önce dikkat çektiği bazı bölgelerde yaşanan depremleri hatırlatarak, özellikle Doğu Anadolu’daki fay sistemlerinin detaylı ve bütüncül şekilde incelenmesi gerektiğini ifade etti. Yedisu çevresindeki segmentlerin ise kapsamlı bilimsel araştırmalarla yeniden ele alınmasının kritik olduğunu belirtti.


