

Yılmaz, Türk Müteahhitler Birliği tarafından Ankara’da düzenlenen “İnşaat Zirvesi Türkiye” programında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, ticarette korumacılık eğilimleri ve finansal belirsizliklerin etkisi altında şekillendiğini söyledi.
Türkiye’nin üretim, yatırım, ihracat ve istihdam odaklı büyümesini sürdürdüğünü ifade eden Yılmaz, ülkenin güçlü ekonomik altyapısı ve özel sektörüyle bölgesinde istikrar unsuru olduğunu vurguladı.
“İNŞAAT SEKTÖRÜ EKONOMİYE KATKI SAĞLIYOR”
İnşaat sektörünün ekonomide kritik bir rol üstlendiğini belirten Yılmaz, sosyal konut projeleri, demiryolu yatırımları ve enerji altyapısı gibi alanlarda sektörün önemli katkı sunduğunu ifade etti.
Türkiye ekonomisinde inşaat sektörünün payının yaklaşık yüzde 6 olduğunu kaydeden Yılmaz, dolaylı etkilerle bu oranın daha da yükseldiğini dile getirdi.
Sektörün 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 6,8 büyüdüğünü aktaran Yılmaz, Türk müteahhitlik firmalarının küresel ölçekte önemli başarılara imza attığını söyledi.
“TÜRK FİRMALARI DÜNYADA İKİNCİ SIRADA”
Yılmaz, Türk müteahhitlik firmalarının 138 ülkede 563 milyar dolara yakın proje üstlendiğini belirterek, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk şirketinin yer aldığını ifade etti.
“SAVAŞ DEĞİL, İNŞA SÜRECİ GÖRMEK İSTİYORUZ”
Bölgede yaşanan çatışmaların ekonomiye olumsuz etkilerine dikkat çeken Yılmaz, savaşların yıkım getirdiğini, barışın ise yeniden inşa fırsatı sunduğunu söyledi.
Ukrayna-Rusya savaşının beşinci yılına girdiğini hatırlatan Yılmaz, bölgesel barışın sektör için yeni fırsatlar oluşturacağını dile getirdi.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM ZORUNLULUKTUR”
Kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, bunun bir tercih değil, yaşam kurtaran bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Deprem ve afet risklerine karşı şehirlerin daha dirençli hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, risklerin önceden yönetilmesinin önemine dikkat çekti.
DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜM VURGUSU
İnşaat sektöründe dijitalleşme ve yeşil dönüşümün önem kazandığını belirten Yılmaz, yapay zekâ destekli sistemler ve sürdürülebilir çözümlerin sektörün geleceğini şekillendirdiğini söyledi.
Türkiye’nin COP31 sürecinde de sürdürülebilirlik gündeminin güçlü şekilde ele alınacağını ifade eden Yılmaz, iş dünyasının bu süreci iyi değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Konuşmasının sonunda Yılmaz, Türkiye’nin jeopolitik konumu sayesinde yeni ticaret ve enerji koridorlarında önemli bir rol üstlendiğini belirterek, orta vadede ekonomik kazanımların artacağını sözlerine ekledi.

