AZİZ ÖNAL/BİNGÖL GÜNCEL TV – DEM Parti Bingöl Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ömer Faruk Hülakü, Bingöl İnşaat ve Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (BİNAŞ) bünyesinde bulunan ve kamu payının bulunduğu taşınmazların satışına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi sundu. Hülakü, satış işlemleri nedeniyle kamu zararı oluşup oluşmadığının araştırılmasını istedi.
Hülakü, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle sunduğu soru önergesinde, BİNAŞ bünyesindeki taşınmazların 20 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen ihale kapsamında satışa konu edildiğini belirtti. Söz konusu satışlarla ilgili BİNAŞ ile Bingöl Valiliği ve İl Özel İdaresi arasında hukuki uyuşmazlıkların bulunduğunu ve yargısal sürecin devam ettiğini ifade etti.
Bingöl Valiliği tarafından yapılan açıklamalarda satış bedellerinin faizleriyle birlikte tahsil edildiği ve taşınmazların tapu devir işlemlerinin 31 Ağustos 2026 tarihinde tamamlandığının belirtildiğini aktaran Hülakü, kamu payının bulunduğu bir şirketin taşınmazlarının satışında yalnızca bedelin tahsil edilmiş olmasının kamu zararı oluşup oluşmadığı sorusunu ortadan kaldırmayacağını kaydetti.
Taşınmazların ihale tarihindeki gerçek piyasa değerleri, belirlenen muhammen bedeller, gerçekleşen satış bedelleri, ödeme koşulları, varsa ödeme gecikmeleri ve uygulanan faizlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hülakü, satış işlemlerinin kamu kaynakları açısından incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Hülakü, taşınmazların gerçek piyasa değerinin altında satılması, satış bedellerinin zamanında tahsil edilmemesi veya sözleşme ve şartname hükümlerinin kamu lehine işletilmemesi durumunda kamu kaynağında eksilme meydana gelmiş olabileceğini belirterek, işlemler nedeniyle kamu zararı oluşup oluşmadığının yetkili idari ve mali denetim mekanizmalarınca incelenip incelenmediğinin açıklanmasını istedi.
5 SORU YÖNELTTİ
Hülakü, soru önergesinde İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye 5 soru yöneltti.
Hülakü, BİNAŞ bünyesinde satışa konu edilen taşınmazların ihale tarihindeki rayiç değerleri ile gerçekleşen satış bedellerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunu, rayiç değerler ile satış bedelleri arasında kamu açısından gelir kaybına yol açabilecek bir fark bulunup bulunmadığını sordu.
Satış bedellerinin tahsil sürecinde yaşanan gecikmeler nedeniyle kamu açısından herhangi bir gelir veya fırsat kaybı oluşup oluşmadığını da soran Hülakü, tahsil edilen faiz tutarlarının ödeme sürecindeki gecikmeden kaynaklanabilecek kamu kaybını karşılayıp karşılamadığının açıklanmasını istedi.
Hülakü ayrıca, söz konusu satış işlemleri nedeniyle kamu zararı oluşup oluşmadığının tespitine yönelik herhangi bir inceleme veya denetim yapılıp yapılmadığını, yapılmadıysa bu yönde bir inceleme planlanıp planlanmadığını sordu.
