BIST 100
14.367,60 -1,89%
DOLAR
45,5066 0,16%
EURO
52,9486 -0,25%
GRAM ALTIN
6.644,89 -2,19%
FAİZ
42,37 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
111,19 -8,84%
BITCOIN
77.865,00 -0,45%
GBP/TRY
60,7296 -0,48%
EUR/USD
1,1625 -0,38%
BRENT
109,26 3,35%
ÇEYREK ALTIN
10.864,40 -2,19%
Bingöl Kapalı
Bingöl hava durumu
8 °
  • ANASAYFA
  • BÖLGE
  • Diyarbakır’da ‘Barış ve Medya’ Paneli Başladı

Diyarbakır’da ‘Barış ve Medya’ Paneli Başladı

Barış Süreçlerinde Basın ve Medya’nın Rolü” Paneli Diyarbakır’da Gerçekleştirildi

8b004c93-5303-422f-9bff-2ad4f4f05744
Haber: Bingöl Güncel Tv

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) tarafından düzenlenen “Barış Süreçlerinde Basın ve Medya’nın Rolü” başlıklı panel, Diyarbakır’daki Turistik Palace Otel’de başladı. Panelde, Türkiye’de yeniden gündeme gelen barış süreci tartışmalarında medyanın rolü, haber dili ve Meclis’in inisiyatifi ele alındı.

Yerel, bölgesel ve ulusal medyadan çok sayıda gazetecinin katıldığı panelin açılış konuşmasını GGC Başkanı Felat Bozarslan yaptı. Bozarslan, Türkiye’de barış süreçlerinde medyanın kullandığı dilin bugüne kadar yeterince tartışılmadığını belirterek, “Bu süreçte hepimiz bu panele ihtiyaç duyuyoruz. Sürecin gidişatında medyanın dilini tartışmadan barış süreci eksik kalır” dedi.

Verilen aranın ardından panel, gazeteci Mahmut Bozarslan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Bir Panzehir Olarak Barış Gazeteciliği” başlıklı oturumla devam etti. Oturumda, gazeteci Alişer Delek, Independent Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek ve Üsküdar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan konuşmacı olarak yer aldı.

Panelin moderatörlüğünü yapan Mahmut Bozarslan, medyanın rolünün barış süreçlerinde belirleyici olduğunu ifade ederek, “Medyanın rolü çatışmanın tarafları kadar önemli. Önceki barış sürecini deneyimleyen biri olarak medyanın sürecin kaderini belirleyecek kadar kritik olduğunu düşünüyorum” dedi.

Gazeteci Alişer Delek, Türkiye’de medyanın toplumsal travmaları hem tetikleyebilen hem de iyileştirebilen bir güce sahip olduğunu belirterek, “Türkiye travmatik bir toplum. Bu travmaları tetikleyen ya da çözen medya oldu. Habur süreci ve KCK operasyonlarında medyanın dili toplumda derin izler bıraktı” ifadelerini kullandı.
Delek, barış sürecinde tarafsızlığın yeterli olmadığını vurgulayarak, “Kürt meselesinde tarafsızlığın yanına empati ve duygudaş habercilik koymak gerekiyor. Türkiye medyası bölgeyi unuttu, ana akım medya bu süreçten ders çıkarmalı” dedi.

Nevzat Çiçek ise medyanın zaman zaman “psikolojik savaş aracı” olarak kullanıldığını söyleyerek, “Barış gazeteciliği mi, hakikat gazeteciliği mi yapacağız? Asıl soru bu. Bizim işimiz süreci doğru aktarmak ve doğru bilgiyi oluşturmak. Türkiye’de yorum ve haber iç içe geçiyor, bu da güveni zedeliyor” dedi.
Çiçek, DİTAM araştırmasına atıfta bulunarak, medyada Kürt meselesinin yalnızca yüzde 8 oranında “barış perspektifiyle” ele alındığını belirtti. Medyada diyalog kurulmasının önemine dikkat çekerek, “Diyalog kurulunca utanma ve otokontrol gelişiyor. Çatışma çözümünde medya güven inşa etmenin anahtarıdır” ifadelerini kullandı.

Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, Türkiye’deki kimlik temelli tartışmaların kökeninde meşruiyet ve tanınma sorunu bulunduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti, tüm kimlikleri bu ülkenin eşit yurttaşları olarak kabul etmek zorunda. Aksi halde toplumun gönlünü kırmış olursunuz” dedi.
Arıboğan, Türkiye’nin kolektif hafızasında derin travmalar bulunduğunu ifade ederek, “Bu ülke travma toplumundan zafer toplumuna geçti ama yasını tutmadı. Kayıplarının yasını tutmayan toplumlar sağlıklı değildir. Türkiye’nin bölünme travmasından kurtulması gerekiyor” dedi.

Arıboğan, sürecin artık bir güvenlik meselesine dönüştüğünü vurgulayarak, “Orta Doğu yeniden yapılanırken Türkiye’nin bu meseleyi çözmesi bir güvenlik zarureti. Bu sadece Türkiye’nin iç meselesi değil, bölgesel bir denge meselesidir” ifadelerini kullandı.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?