

Komisyonun, 24 Aralık Perşembe günü üçüncü toplantısını gerçekleştirmesi planlanırken, görüşmelerin tamamlanmasının ardından 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak yeni asgari ücretin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade ediliyor.
Toplantı sürecinde dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise, işçi kesimini temsilen en büyük konfederasyon olan Türk-İş’in bu aşamada masada yer almaması oldu. Görüşmelerin hükümet ve işveren temsilcileri arasında sürdürüleceği belirtiliyor.
Asgari ücret, birçok kalemi doğrudan etkiliyor
Uzmanlar, asgari ücretin yalnızca çalışanların maaşlarını belirlemediğine dikkat çekerek, aynı zamanda sosyal güvenlikten idari yaptırımlara kadar geniş bir alanın temel referansı olduğunu vurguluyor.
Yeni ücretle birlikte; genel sağlık sigortası primleri, isteğe bağlı sigorta tutarları, Bağ-Kur ve tarım Bağ-Kur ödemeleri, ev hizmetlerinde çalışanların primleri, borçlanma tutarları, idari para cezaları ile sigorta primine esas kazanç sınırlarının da otomatik olarak güncelleneceği ifade ediliyor.
Piyasalarda artış beklentisi
Hâlihazırda yürürlükte bulunan asgari ücretin brüt 26 bin 5 lira seviyesinde olduğu hatırlatılırken, piyasalarda yaklaşık yüzde 25’lik bir artış beklentisinin öne çıktığı belirtiliyor. Bu oranda bir artış olması halinde, brüt asgari ücretin 32 bin 500 lira bandına yükselmesi öngörülüyor.
“Tartışmalar rakamla bitmeyecek”
Ekonomist ve sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun, değerlendirmesinde asgari ücret artışının her yıl olduğu gibi bu yıl da tartışmaları beraberinde getireceğini belirterek, açıklanacak oranın tek başına toplumsal memnuniyet sağlamasının zor olduğunu ifade etti.
Erdursun, işçi temsilcilerinin masada bulunmamasının, ortaya çıkabilecek düşük bir artışta sorumluluğun adresini de netleştirdiğini dile getirirken, 2026 yılına girerken belirlenecek asgari ücretin, ücret, prim ve idari yükümlülükler dengesinde ekonominin genel yönünü ortaya koyacağını kaydetti.

