

1 Mayıs 2003’te saat 03.27’de meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki Bingöl depreminin üzerinden 23 yıl geçti. Felakette 176 kişi hayatını kaybetti, 521 kişi yaralandı. Depremin yıl dönümünde TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu tarafından bir alışveriş merkezinde bulunan sinema salonunda “Depreme Hazır Kentler” başlıklı anma ve değerlendirme programı düzenlendi. Program öncesinde ise Bingöl Kent Meydanı’nda depremde yaşamını yitirenler için karanfil bırakıldı.
Programda konuşan TMMOB temsilcileri, kentin mevcut risklerine dikkat çekerek özellikle Yedisu Sismik Boşluğu ve zemin yapısına ilişkin kritik uyarılarda bulundu. TMMOB yetkilileri, beklenen 7.0-7.4 büyüklüğündeki depremin Bingöl merkezde 9 şiddetine ulaşabileceğini belirterek denetim ve planlama eksikliğini eleştirdi.
“TÜRKİYE’NİN EN RİSKLİ MERKEZİ: BİNGÖL”
Programda konuşan TMMOB Bingöl İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Canfidal Boldaş, Bingöl’ün Kuzey Anadolu Fay Hattı ile Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kesiştiği noktada yer aldığını vurgulayarak, “Bugün Türkiye’nin depremsellik riski açısından en riskli merkezi Bingöl’dür. Her iki fay hattı üzerinde bilim dünyasının beklediği depremde Bingöl lokasyonu işaret ediliyor” dedi.
“SİYASALLAŞMIŞ YÖNETİM KAYIPLARA NEDEN OLUYOR”
Boldaş, 1934’ten bugüne Bingöl’de yaşanan depremlerde 1.539 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak bu kayıpların temel nedeninin siyasallaşmış yönetim anlayışı olduğunu savundu. “Doğa olayları yönetim sistemi bile siyasallaşmış durumda. Bilim dünyasına kulaklar tıkanıyor, TMMOB’un uyarıları dikkate alınmıyor” diyen Boldaş, 2026 yılındaki il koordinasyon kurulu toplantısına TMMOB’un davet edilmediğini de sözlerine ekledi.
“YEDİSU SİSMİK BOŞLUĞU BEKLENEN DEPREMİ ÜRETEBİLİR”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Mehmet Alban teknik değerlendirmesinde, 2003 depreminin büyüklüğünün 6,4 olmasına karşın kentte hissedilen şiddetin 7-7,5 seviyesine ulaştığını belirtti. Alban, asıl tehdidin Yedisu Sismik Boşluğu olduğunu ifade ederek, “17 parçadan oluşan bu segmentin tek parça halinde kırılması halinde 7.0-7.4 büyüklüğünde bir deprem üretebilir. Bu durumda Bingöl merkezde Kültür Mahallesi, Saray Mahallesi ve Çapakçur Deresi çevresi gibi alüvyon zeminli bölgelerde sarsıntı 9 şiddetini bulacaktır” dedi.
“6 ŞUBAT DEPREMLERİNDEN DERS ÇIKARMALIYIZ”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bingöl İl Temsilcisi Ayetullah Keskin de, 6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde zemin ivmesinin tahminlerin çok üzerine çıktığını anımsatarak, “Bingöl’ün zemini gevşek. Bu tür zeminlerde deprem dalgaları büyüyerek yapıya iletilir. Yapı-zemin ilişkisi doğru kurulmazsa bina ne kadar sağlam görünürse görünsün risk altındadır” diye konuştu.
“MİKRO BÖLGELEME VE SIKI DENETİM ŞART”
TMMOB temsilcileri ortak açıklamalarında şu çözüm önerilerini sıraladı:
- Her parsel için mikro bölgeleme çalışmalarıyla zemin parametreleri belirlenmeli,
- Alüvyon ve sıvılaşma riski olan alanlarda zemin iyileştirmesi zorunlu tutulmalı,
- Sismik izolatör teknolojisi hastane, okul ve kamu yapılarında standart hale getirilmeli,
- Denetim kağıt üzerinde değil, sahada teknik uygulama esas alınarak yapılmalıdır.
“DEPREM AFETE DÖNÜŞMESİN, MÜHENDİSLİK ÇÖZÜMÜ”
Keskin, “Deprem bir doğa olayıdır; ancak afete dönüşmesi bir yönetim ve mühendislik meselesidir. Doğru mühendislik ve bilimsel yaklaşımla Bingöl’ü depreme dirençli bir kent haline getirmek mümkündür” dedi.


