

BİNGÖL GÜNCEL TV - Toplantıda DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyeleri, istihdam sektörü ve Türkiye'nin karşı karşıya olduğu zorluklara ilişkin görüş ve önerilerini sundular:
Toplantıda DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyeleri, istihdam sektörü ve Türkiye'nin karşı karşıya olduğu zorluklara ilişkin görüş ve önerilerini sundular:
- Çalışma hayatının temelini oluşturan sosyal diyalog, çeşitli sosyal aktörleri bünyesinde barındırmaktadır. Üç ayda bir toplanması gereken yasal bir kurum olan Üçlü İstişare Konseyi ve 2019 yılından bu yana toplanmayan kurumsallaşmış Ekonomik ve Sosyal Konsey gibi sosyal diyalog mekanizmalarının etkinleştirilmesi esastır.
- 6 Şubat ve sonrasında meydana gelen depremlerin akıbeti düşünülmeli ve DİSK'in 'deprem mağdurlarının zorunlu istihdamı' gibi acil sosyal politika önerileri dikkate alınmalıdır. Büyük bir depremden bu kadar önemli enkazların kaldırılması, ancak toplumsal dayanışma ve hükümetin uyguladığı politikalar ve sosyal devlet anlayışı ile sağlanabilir.
- Türkiye'nin mevcut siyasi gündemi, zengini zenginleştiren, fakiri yoksullaştıran politikalar üzerine kuruludur. Emeğin milli gelir içindeki payı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesindedir.
- Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) her yıl yayınladığı Küresel Haklar Endeksi'ne göre Türkiye, dünya çapında işçi haklarının en ağır şekilde ihlal edildiği 10 ülkeden biri. Bu talihsiz durum sekiz yıldır kesintisiz devam ediyor ve Türkiye'nin bu utançtan kurtulması gerekiyor.
- Türkiye'deki tüm maaşlar, TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından ölçülen resmi enflasyon oranına göre belirlenmektedir. Sonuç olarak, yüksek enflasyon milyonlarca işçinin ve emeklinin yoksullaşmasına yol açmaktadır.
- Ücret politikaları ve sendikalaşmanın önündeki engeller nedeniyle Türkiye asgari ücretliler toplumu haline geldi. Bu gerçek, Merkez Bankası'nın geçtiğimiz günlerde açıkladığı Enflasyon Raporu'ndaki rakamlarla somut olarak ortaya konmuştur.
- Bu nedenle asgari ücreti belirleme yöntemi büyük bir toplu pazarlık sürecine dönüştürülmelidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu yapısı tüm konfederasyonların katılımıyla demokratikleştirilmeli, asgari ücret belirleme süreci, anlaşmazlık halinde grev hakkını da içeren gerçek bir toplu iş sözleşmesi sürecine dönüştürülmelidir.
- Türkiye'yi asgari ücretliler toplumu olmaktan kurtarmak için 11 yıldır yürürlükte olan 6356 sayılı Kanun'da yer alan sendikalaşma engelleri ve antidemokratik unsurların (eşik gibi) kaldırılması gerekmektedir.
- Toplu pazarlık hakkının önündeki yasal ve pratik engeller kaldırılmalıdır. Temsil yetkisinin belirlenmesi ve itiraz edilmesi gibi geciktirici unsurlar ortadan kaldırılmalı, yetkisiz mahkemelerde dava açılması engellenmeli ve temsil yetkisinin belirlenmesi için işyerlerinde referandumlar yapılmalıdır.
- Toplu sözleşmelerin kapsamının genişletilmesi için mevzuatımızda var olan “görevlendirme” mekanizması hayata geçirilmelidir.
- Enflasyonun yükseldiği bu dönemde işçi alacaklarının yasal faiz oranlarının %9 seviyesinde olması bazı işverenlerin işçi alacaklarını ucuz kredi olarak görmelerini engellemelidir.
- Hayat pahalılığı karşısında emekli maaşlarının düşmesi, milyonlarca emeklinin asgari 7 bin 500 lira emekli aylığına mahkûm edilmesi kabul edilemez. DİSK'in daha önce önerdiği gibi asgari emekli aylığı asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir.
- Türkiye dünyanın en adaletsiz vergi sistemlerinden birine sahip. Bir yandan gelir vergisi dilimleri düşük tutulurken, diğer yandan zengin ve fakirin eşit olarak ödediği dolaylı vergilerin yükü işçiye, emekçiye ve halka düşüyor. Faiz, kira ve kârı vergilendiren adil bir vergi sistemi kurmak için düzenlemeler yapılmalıdır.
- Özellikle kadınlar, gençler ve göçmen işçiler için kayıt dışı istihdamın önlenmesine yönelik etkili politikalar uygulanmalıdır. Kayıt dışı istihdamın önlenmesinde en etkili araç sendikalaşmadır.
- Belediye şirketlerinde çalışıp da istihdam edilemeyen yüzbinlerce belediye çalışanının mağduriyeti bir an önce giderilmelidir.
- İş sağlığı ve güvenliğindeki olumsuz durumu ortadan kaldırmak için doğru politikalar uygulanmalıdır.
- DİSK, önümüzdeki dönemde de sadece üyeleriyle değil, tüm işçi sınıfıyla “gelir ve vergide adalet” talebiyle mücadelesini sürdürecektir. DİSK, uluslararası sendikal hareketin bir parçası olarak, mevcut sistemin yarattığı tüm eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri ortadan kaldıran "yeni bir toplumsal sözleşme" mücadelesini büyütecektir.
- Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında kurulan Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, ülkemizde işçi ve emekçiler açısından önemli tahribatlara neden olmuştur. Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken DİSK, başta işçiler olmak üzere tüm toplumsal kesimlerin karar alma mekanizmalarına katılımının garanti altına alındığı, sendikalaşma ve örgütlenme önündeki engellerin kaldırıldığı, kuvvetler ayrılığının egemen olduğu gerçek bir demokrasi mücadelesini sürdürecektir. , denge ve denetim, hukukun üstünlüğü tüm kurumlarda tesis edilmiş, demokrasi tüm kural ve düzenlemeleriyle işlemektedir. (BGHA)
