

HÜDA PAR, gebe veya küçük çocuğu bulunan kadın hükümlülerin cezalarını konutlarında infaz edebilmesine olanak tanıyan kapsamlı bir kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. Teklifle, 2 yaşından küçük çocuğu olan kadınların gözaltına alınmaması ve 6 yaşından küçük çocuğu olan annelerin cezalarını evde çekmesi öngörülüyor.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Mersin Milletvekili Faruk Dinç ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı’nın imzasıyla sunulan teklif, Türk Ceza Kanunu ve İnfaz Kanunu’nda köklü değişiklikler içeriyor. "Çocuğun üstün yararı" ilkesinin merkeze alındığı düzenleme, gözaltı sürecinden infaz aşamasına kadar anne-çocuk bağının korunmasını hedefliyor.
GEBE VE 2 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUĞU OLANA GÖZALTI YASAĞI
Teklifin en dikkat çekici maddelerinden biri, adli süreçlerdeki kısıtlamaları kapsıyor. Düzenlemeye göre, gebe olan kadınlar ile 2 yaşından küçük çocuğu bulunan anneler hakkında gözaltı kararı verilemeyecek. Soruşturma aşamasında bu durumdaki kadınlar için tutuklama yerine adli kontrol hükümleri uygulanacak. Mevcut mevzuatta 6 ay olan doğum sonrası tutuklama yasağı süresi ise 2 yıla çıkarılacak.
İFADELER ÖZEL ALANLARDA ALINACAK
Kadınların adli süreçlerde yaşadığı psikolojik baskıyı azaltmayı hedefleyen teklif, ifade işlemlerine de yeni bir standart getiriyor. Gebe veya 2 yaşından küçük çocuğu olan kadınların ifadeleri, adliyelerde oluşturulan "özel alanlarda" Cumhuriyet Savcısı tarafından bizzat alınacak.
6 YAŞ ALTI ÇOCUKLAR İÇİN KONUTTA İNFAZ
Hükümlü anneleri ilgilendiren kritik düzenleme ise infaz yönteminde yapılıyor. Teklif yasalaşırsa:
- 6 yaşından küçük çocuğu bulunan kadın hükümlülerin cezalarının konutlarında çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilecek.
- Çocuğun 6 yaşını doldurması, vefat etmesi veya anneden ayrılması durumunda konutta infaz uygulaması sona erecek.
- Gebe veya yeni doğum yapmış kadınlar için infazın geri bırakılması süreleri de hükümlü lehine uzatılacak.
"DEVLETİN TEMEL GÖREVİ"
Teklifin gerekçesinde, Anayasa’nın 41. maddesi ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne vurgu yapıldı. Gerekçede, "Çocuğun aile ortamında psikososyal gelişiminin sağlanması, maddi ve manevi yönden sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi devletin temel görevidir. Bu düzenleme ile aile bütünlüğünün korunması ve çocuk ile anne arasındaki bağın kopmamasının sağlanması amaçlanmaktadır" denildi.

