

Bingöl’de akarsular ve meraların enerji ve maden arama faaliyetleri için tahsis edilmesine yönelik tartışmalar TBMM’ye taşındı. DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, bölgedeki projelerin yarattığı ekolojik ve ekonomik yıkımın tüm yönleriyle ele alınması amacıyla Genel Görüşme açılmasını talep etti.
Hülakü, yaptığı açıklamada, Bingöl’ün Murat Nehri, Peri Suyu ve Vadisi, Göynük ve Sarım Havzaları ile bölgenin ekolojik olarak en yoğun su ve yaşam koridorlarından biri olduğunu belirterek, son 20 yılda enerji ve maden projelerinin bölgeyi “enerji ve maden kolonisi” haline getirdiğini ifade etti.
Milletvekili Hülakü, Bingöl’de 10’un üzerinde HES, 20’nin üzerinde maden arama ve işletme sahası ile çok sayıda GES ve JES projesinin yürütüldüğünü hatırlattı. Projelerin tarım, hayvancılık ve arıcılık gibi temel ekonomik faaliyetleri ciddi şekilde etkilediğini kaydeden Hülakü, meraların önemli bir kısmının enerji ve maden sahalarına tahsis edildiğini ve su kaynaklarının azalmasıyla yem üretiminin düştüğünü vurguladı.
Hülakü, projelerin hayata geçirilme sürecinde hukuki süreçlerin anayasaya aykırı yürütüldüğünü, acele kamulaştırma kararları ve göstermelik ÇED süreçleri ile halkın müdahil olmasının engellendiğini söyledi. Ayrıca Bingöl’ün Kuzey ve Doğu Anadolu Fay Hatları’nın kesişiminde yer alan yüksek riskli bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatarak, baraj, HES ve maden faaliyetlerinin bilimsel uyarılara rağmen sürdürüldüğünü belirtti.
“Bingöl halkı kendi toprağında, kendi suyunda misafir konumuna düşürülmektedir” diyen Hülakü, bölgedeki projelerin ekolojik yıkım boyutunun, tarım ve hayvancılığa verdiği zararın ve halkın yaşam hakkı üzerindeki etkilerinin TBMM Genel Kurulu’nda tartışılması gerektiğini kaydetti.
Hülakü, Genel Görüşme talebinin gerekçesinde, Bingöl’ün doğasının, suyunun ve yaşam alanlarının şirketlere tahsis edilmesine karşı kamuoyunun bilgilendirilmesini ve Meclis denetiminin işletilmesini istedi.

