BIST 100
14.510,32 -0,57%
DOLAR
45,0552 0,04%
EURO
52,7196 -0,18%
GRAM ALTIN
6.677,98 -1,51%
FAİZ
40,40 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
105,92 -3,13%
BITCOIN
76.518,00 -0,59%
GBP/TRY
60,8055 -0,31%
EUR/USD
1,1692 -0,25%
BRENT
111,41 2,94%
ÇEYREK ALTIN
10.918,04 -1,51%
Bingöl Açık
Bingöl hava durumu
17 °
  • ANASAYFA
  • BİNGÖL
  • “Konutların fay hattı üzerinde yapılması cinayete davetiyedir”

“Konutların fay hattı üzerinde yapılması cinayete davetiyedir”

Türkiye Jeoloji Mühendisleri Odasının 2021 yılında yayınladığı raporda, Bingöl Merkez, Karlıova ve Yedisu İlçeleri ile 36 köyün doğrudan fay hattı üzerinde olduğu belirtilerek, “bu yerleşim yerlerinin fay hatları üzerinde olduğu bilinmesine rağmen kamu kurumlarının bu bölgede yaptıkları konutların fay zonları üzerinde olması cinayete açık bir davetiyedir” denildi.

“Konutların fay hattı üzerinde yapılması cinayete davetiyedir”

BİNGÖL GÜNCEL TV - Türkiye Jeoloji Mühendisleri Odasının 2021 yılında yayınladığı “Fay Üzerinde Yaşayan Kentlerimiz: Bingöl Raporu”nda çarpıcı ifadeler yer aldı.

Raporda, “Bingöl kent merkezi dahil Karlıova ve Yedisu ilçe merkezleri ile 2003 yılında 84 öğrencinin yaşamını yitirdiği Çeltiksuyu köyünün de aralarında bulunduğu 36’yı aşkın köy yerleşim alanı doğrudan diri fay hatları veya zonları üzerine oturmaktadır” denildi.

2021 yılı şubat ayında yayımlanan raporda, depreme karşı gerekli hazırlıkların yapılmadı vurgulanan raporda, şu ifadelere yer verildi: “Deprem üretme potansiyeli bulunan fay hattı ve zonu üzerine yerleşmiş bulunan Bingöl’ün olası bir depremde büyük acılara sebebiyet verebilecek sonuçlarla karşılaşılmaması için bugünden gerekli hazırlık ve çalışmaların başlatılması gerektiği düşünülmektedir.

Ayrıca Bingöl ilinde son yüz yıllık zaman dilimi içerisinde çok sayıda can kaybına neden olan büyük depremlerin meydana geldiği, Bingöl kent merkezi, Karlıova ve Yedisu ilçe merkezleri ile 36 köy yerleşim biriminin doğrudan fay hatları/zonları üzerine oturduğu bilinmesine rağmen kamu kurumlarının bu bölgede yaptıkları konutların veya seçilen yerleşim alanlarının da yine fay zonları üzerinde olması, cinayete açık bir davetiye niteliğinde olup olası depremlerde can kaybının artmasına neden olacağı açıktır. Kamu yararı çerçevesinde yapılacak bu çalışmalara odamız her türlü desteği vermeye hazırdır.”

“DEPREM ZARARLARINI AZALTMANIN VE DEPREME HAZIR OLMANIN EN ÖNEMLİ UNSURLARINDAN BİRİ, YAPILARIN OLASI BİR DEPREME DAYANIKLI YAPILMIŞ OLMASIDIR”

Ülkemizin çoğu yerleşimleri gibi Bingöl’de diri fay üzerinde yer alan ve deprem tehdidi altında yaşayan bir ilimizdir. Depremler yer sarsıntısı yarattıklarında çok uzak alanlarda bile yıkıma neden olabilmektedir. Yer sarsıntısının şiddeti, depremin uzaklığı ve büyüklüğünün yanı sıra zemin koşullarından da önemli oranda etkilenmekte ve zayıf mühendislik özelliklerine sahip zeminler deprem dalgalarının genliğini artırarak üstündeki binalara aktarmaktadırlar. Mikrobölgeleme çalışmaları ve deprem senaryoları ile bir bölgede zemin yapısı ve depremin yaratması olası yer sarsıntısı belirlenebilir. Bir yapı beklenen yer sarsıntısına ve en son Bina Deprem Yönetmeliği koşullarına uygun olarak inşa edilirse can kayıplarına yol açmaz. Ancak yaşanan depremlerde; yapıların etüt ve projelendirme süreçlerindeki hata veya eksiklikler, yapı üretimi sırasındaki malzeme ve işçilik hataları ile denetimden kaynaklanan zafiyetlerden dolayı çok sayıda yapının ağır hasar gördüğü veya yıkıldığı görülmektedir. Deprem zararlarını azaltmanın ve depreme hazır olmanın en önemli unsurlarından biri, yapıların olası bir depreme dayanıklı yapılmış olmasıdır. Deprem belli büyüklüğü geçtiğinde ise faylar yüzeye ulaşmakta, üzerinde bulunan yapıların yırtılmasına, bir yana yatmasına ya da devrilmesine yol açmakta, böylece yapıların çökmesine ya da çok ağır hasar almasına neden olmaktadır. Bingöl’ün geçmişinde bu büyüklükte depremler olmuştur, gelecekte de olma olasılığı vardır. Depremde yüzey faylanması sonucu zarar görecek yapılar için alınabilecek en temel tedbir diri fayların yerlerinin hassas bir biçimde belirlenmesi, bu faylar üzerindeki alanların zaman içerisinde boşaltılarak yapılaşma sınırlaması getirilmesi ve imar planlarının zemin koşulları ve yüzey faylanması tehlikesine uygun olarak yapılmasıdır. Ancak 1900 den günümüze kadar geçen zaman dilimi içinde yukarıda da ifade edildiği üzere Bingöl ilinde çok sayıda can kaybına neden olan büyük depremler yaşanmış olduğu bilinmesine, Bingöl kent merkezi ve Karlıova, Yedisu ilçe merkezleri ile 36 köy yerleşim birimi doğrudan fay hatları/zonları üzerine oturduğu bilinmesine rağmen kamu kurumları bu bölgede yaptıkları yeni yerleşim alanı ve konutları da yine fay zonları üzerinde yapmışlarıdır. Bu durum açık bir cinayete davetiye niteliğindedir.”

NELER YAPILMALI?

Raporda, depreme hazırlık konusunda yapılması gerekenler şöyle sıralandı:

-Bingöl Valiliği, Bingöl Merkez ve İlçe Belediyeleri ile İller Bankası Genel Müdürlüğü tarafından Bingöl ilinin hem Doğru Anadolu Fay Zonu, hem de Kuzey Anadolu Fay zonlarının kesişim noktasında yer aldığı gerçeğinden hareketle, kent ölçeğinde uluslararası uygulama örnekleri de baz alınarak Mikrobölgeleme çalışmaları yapılması gerekiyor.

-Mikrobölgeleme çalışmaları kapsamında diri fayların yerinin yerleşime uygunluk açısından hassas olarak belirlenmesi, deprem üretme potansiyellerinin etüdü için üzerlerinde paleosismoloji çalışmalarının yapılması, paleosismoloji çalışması yapılan alanlarda ise herhangi bir tartışmaya sebebiyet vermemek adına düzenlenen raporların mümkünse bir heyetin incelemesine tabi tutulması gerekiyor.

-Bingöl’de bazı yerleşim alanlarının zayıf mühendislik özelliklerine sahip zemin birimleri üzerine oturması, sıvılaşma, heyelan veya kaya düşme tehlikesine yatkın alanlarının varlığı depremin tetikleyici etkisi de göz önüne alınarak mikro bölgeleme çalışmaları kapsamında irdelenmesi gerekiyor.

-Yukarıdaki çalışma sonuçlarından elde edilecek bilgiler ve diğer disiplinlerden (inşaat, mimarlık, şehir plancıları vd.) edinilecek bilgiler ile diğer afet olasılıkları ışığında Deprem Master Planının hazırlanması gerekiyor.

-Deprem Master planı dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejilerinin yeniden belirlenmesi, gerekmektedir.

-Nazım ve uygulama imar planlarının çevre düzeni planlarında yapılan bu değişikliklerden sonra gözden geçirilerek, aktif fay hatlarının sakınım batlarının imar planlarına işlenerek yenilenmesi, gerektiği düşünülmektedir.

Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan bu rapor Bingöl İli yönetimi ve karar vericilerini ilin deprem ve diri fay tehlikesi hakkında uyarıcı ve yönlendirici olma amacındadır. Odamız bu konuda talep edildiği takdirde iş birliğine hazırdır.”

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?