

ORTA Doğu’da tırmanan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat aksaklıkları küresel gübre piyasasında arz şokuna neden oldu. Gübre ihtiyacının yüzde 95’ini ithalatla karşılayan Türkiye’de ise artan maliyetlerin; buğday, mısır ve pamuk fiyatlarını yüzde 40 oranında yükseltebileceği belirtiliyor.
Orta Doğu’da İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahaleleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik, küresel tarım sektörünü vurdu. Dünya gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçiş noktası olan boğazdaki aksamalar, üretim maliyetlerini hızla tırmandırdı. Azotlu gübre maliyetinin yüzde 70’ini oluşturan doğalgaz fiyatlarındaki hareketlilikle birleşen lojistik krizi, Türkiye gibi dışa bağımlı ülkelerde "gıda güvenliği" endişesini beraberinde getirdi.
"TÜRKİYE İÇİN ZAMANLAMA KRİTİK"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’nin gübre kullanım dönemine girildiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Savaşın devam etmesi kimyevi gübre fiyatlarını doğrudan olumsuz etkileyecektir. Türkiye, hammadde ve işlenmiş gübrede (üre ve amonyak) İran’a önemli ölçüde bağımlı. Yerel stoklar kısa vadede bir koruma sağlasa da, jeopolitik risklerin uzaması durumunda fiyat artışı kaçınılmaz hale gelir. Bu durum özellikle buğday, mısır ve pamuk gibi temel ürünlerde yüzde 40’a varan fiyat artışlarını tetikleyebilir."
ABD PİYASALARINDA SERT YÜKSELİŞ
Krizin etkileri okyanus ötesinde de hissedilmeye başlandı. ABD’nin en büyük ithalat merkezlerinden New Orleans’ta, birkaç gün önce tonu 516 dolar olan gübre fiyatları 683 dolara fırladı. StoneX Analisti Josh Linville, krizin zamanlamasına vurgu yaparak, "Yılın hiçbir dönemi, tarım sektörü için bundan daha kötü bir zaman olamazdı" ifadelerini kullandı.
ÇİFTÇİ ÜRETİMİ DURDURABİLİR
Eski ABD Tarım Bakanlığı Başekonomisti Seth Meyer ise maliyet artışlarının çiftçinin ekim tercihlerini değiştirebileceği uyarısında bulundu. Meyer, yüksek miktarda azotlu gübre gerektiren mısır gibi ürünlerin ekiminden vazgeçilebileceğini veya gübre kullanımında kısıtlamaya gidilerek verimin düşebileceğini belirtti.
TÜRKİYE’NİN İTHALAT BAĞIMLILIĞI RİSK OLUŞTURUYOR
Analistler, Türkiye’nin kimyevi gübre ihtiyacının yaklaşık yüzde 95’ini dışarıdan karşılamasının, küresel şoklara karşı kırılganlığı artırdığını vurguluyor. Özellikle ekim sezonunun yaklaştığı bu dönemde, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın sürmesi halinde azotlu gübre temini Türkiye tarımı için en kritik risk unsuru olarak görülüyor.


